KARİYER

28 Yaştan 18’e Kariyer Tavsiyeleri

05/02/2016
28 Yaştan 18'e Kariyer Tavsiyeleri

(Fotoğraf Unsplash’ten alınmıştır.)

Hayatımızın en büyük kısmını kaplayan kariyerlerimizi daha iyi yönetebilmeyi, daha hızlı ilerlemeyi, daha mutlu ve daha çok kazandığımız işleri keşfetmiş ve yapıyor olmayı hangimiz istemiyoruz ki? İşini çılgınca seven, ‘iyi ki’leri ‘keşke’lerinden ve şikayetlerinden daha fazla olan kişiler ise maalesef okyanusta damla. Bu durumla ilgili kimimiz ÖSS’yi (üniversite sınavının eski ismi), kimimiz kariyer koçlarının olmayışını, doğru veya hiç yönlendirilmemiş olmayı suçlarken, kimimiz ise yanlış iş yerlerini ve tercihlerini, kötü kaderimizi veya hırpalayıcı şehir hayatının baskısını suçluyoruz. Birşeyi suçlamak veya bahane üretmek hiçbir işe yaramaz belki, ama değişim için aksiyon almak, farkında olmak ve kendini geliştirmek müthiş farklar yaratabilir. Çok çeşitli ve iyi olduğuna inandığım iş tecrübelerimi, bu süreçte öğrendiğim çok fazla şeyi ve gelişimimi düşündüğümde, zamanı geriye alabilsem bazı şeyleri yine aynı yapacağımı biliyorum. Bazı konularda ise 18 yaşımdaki halime tavsiyeler verebilseydim, kesinlikle söyleyeceğim önemli şeyler olurdu!

Üniversite, yeni mezun veya kariyerinin başında olanların çok işine yarayabileceğini düşündüğüm, kendi 28 yaşımdan 18’ime vereceğim tavsiyelere gelecek olursak:

Dilini çok iyi bil ve hatasız kullan.

Ana diline hakim olmamak, kabul edilebilir değil. Lisede ciddiye almadığın Türk Dili ve Edebiyatı derslerinin acısı ilerleyen dönemde çıkabiliyor. Dil bilgisi kurallarını, nasıl yazılacağını, nasıl hitap edileceğini, nasıl iyi cümle kurulacağını bil. Yazılımcı da olsan, veteriner de, avukat da, yazışmaların olacak ve dilini hatasız kullanmalısın. Her zaman avantajına olacağını garanti ediyorum.

Multifonksiyonel ol, çok öğren.

Sadece bir konuda uzman olmak günümüzde yetersiz. Eskiden sadece muhasebe bilerek iyi bir muhasebeci olabilirdin belki, veya sadece iyi yemek yapmayı bilerek tanınır bir aşçı olabilirdin. Ama 2016 yılında, sadece muhasebe alanında iyi olduğun için seni adım adım yükseltecek firma sayısı çok az. O firmaları da sen istemezsin muhtelemen. Mesela artık tanınır bir aşçı olabilmek için sosyal medyayı iyi kullanman, bir websiten olması, iyi fotoğraf çekmen, iyi insan ilişkilerinin ve network’ünün olması gerekiyor. Belki daha bile fazlası. Bu yüzden, çok yönlü ol, çok alana el at, öğrenmeye gayret et.

İngilizcen su gibi akıcı olsun.

Belki 30 yıl önce İngilizce bilmek ‘olsa güzel olur’ denebilecek bir beceriydi. Şimdi ise İngilizce bilmemek, iş hayatında yeni jenerasyonlar için(hatta bana göre, küreselleşme ve dünya vatandaşı olma yaklaşımını düşününce genel olarak da) kabul edilemez bir durumda. Benim İngilizce bilmekten kastım ise, Türk firmalarının iş ilanlarında ‘Advanced level of English’ yazıp sonra ‘meeting set edelim’ seviyesinde kalan İngilizce kesinlikle değil. Her türlü yabancı kaynağı okuyup anlayabilecek, üzerine yorum yazabilecek, rahatlıkla yabancılarla yazılı ve sözlü iletişim kurabilecek ve işbirliği yapabilecek seviyede bir İngilizce.

Spor yap, egzersiz hayat kaliteni ve başarını artıracak.

Sporu hayatına ne kadar erken yerleştirir ve alışkanlık edinirsen o kadar iyi. Okul zamanında da, iş hayatında da, spora ayırdığın vakit başarını ve performansını olumlu etkileyecek. Yoğun bir iş gününün ardından spora gittiğinde kendine vakit ayırıp vücuduna iyilik yaptığın için daha mutlu olacaksın.

Globali çok iyi takip et, fırsatları gör.

Türkiye’yi ve iç pazarı izle ve öğren, ama yurtdışından sakın uzak kalma. Çok seyahat et, çok deneyimle ve tanımaya çalış. Markaları, şirketleri, teknolojileri ve oralarda insanların iş hayatlarının nasıl olduğunu gözlemle. Yabancı haber kanallarını, online dergileri, blogları, meslek trendlerini yakından takibe al. Özellikle ABD’deki gelişmeler, Türkiye’ye gecikmeli olarak geldiği için ne kadar çok takip edersen o kadar avantaja geçme şansı yakalayabilirsin burada.

Tek tip kariyer rotalarına inanmak zorunda değilsin.

Umuyorum üniversiteden mezun olan herkese kurumsal hayat pompalaması ve ‘güvenli meslekler’ baskısı yapan kişiler bir an önce artık gözünü açar ve yeni jenerasyonlara bunu yapmazlar, çünkü yeni dünyanın düzeni bu değil, yanlış yapıyorlar. Mezun olur olmaz sigortalı, güvenli bir markaya (veya devlete) ‘kapak at, hayatını kurtar’ bakış açısının ne kadar antik olduğunu söylemekten dilimde tüy bitti, ama buna inananlar hala bitmedi.  Karakterinize, enerjinize ve becerilerinize uymayan ortamlarda ve jenerasyon farkından sizi anlayamayacak yöneticilerle çalışmak zorunda değilsiniz. Gerçekten farklı fırsatlar var, siz korkmayın yeter.

Çok kişiyle tanış, konuş, fikirlerini al ama herkesi dinleme.

Bu bütün hayatımız boyunca geçerli olan birşey. Ne kadar çok kişiyle tanışır, anlatır ve fikir alırsan o kadar iyi, çünkü herkes başka bir renk ve tecrübeye sahip. Bir gün dinlediğinde çok anlamsız gelen bir hikaye veya öneri, birkaç yıl sonra hayatını değiştirebilir, hiç belli olmaz. İnsanlara anlatmaktan korkma, samimi ol. Bir yandan da her fikri uygulamak zorunda değilsin. Konuştuğun herkes sana tek bir yönü işaret edebilir, sen akıntının tersine yüzmek istiyorsan, dön sırtını başla yüzmeye.

Utangaçlığını yen, iletişime geçmek ve soru sormaktan korkma.

Eskiden çok tanışmak istediğim veya soru sormak istediğim birine mail atmaya çekindiğimi, günlerce kıvrandığımı hatırlıyorum. Bunu en çok iş başvurularıyla ilgili mail atarken hissederdim.  Kesinlikle ÇE-KİN-ME! Kibar ol, kendini nazikçe tanıt, sorunu sor veya isteğini belirt. Karşındaki insan bazen inanılmaz gıcık olabilir, cevap vermeyebilir, ama öcü değil. En kötü seni dikkate almaz ve cevap gelmez. Ama sen özgüvenli bir şekilde ulaşmış ve şansını denemiş olursun. Arada nadir kaçaklar dışında büyük çoğunlukla çok güzel dönüşler alacağını garanti ediyorum. Merakının içinde kalmasına hiç gerek yok!

Başaramayacağını düşünen kişileri hayatından çıkar.

Bazı insanlar kendi korkaklıklarını çevrelerine de aşılama ihtiyacını fazlasıyla hissediyor ve kendisi başaramayacağını düşündüğü için aslında senin de başarmanı istemiyor. Veya pesimistin önde gideni olabilir, herşeyin hep kötü yanını görebilir. Senin böyle olumsuz bir enerjiye ihtiyacın yok ve ne kadar erken hayatından uzaklaştırırsan veya duymamayı öğrenirsen o kadar iyi. Kendine inan; yeterince ister ve çalışırsan bir yolunu bulup başarabilirsin.

Popüler kültürden uzak olma, trendleri yakından, hatta öncü olarak takip et.

Günün trendi Instagram’sa, mutlaka kullan ve hatta etkili kullanmayı öğren. Youtube’sa onu. Bizim dönemimizde sosyal medya mecraları dünyayı adeta salladı desem, az bile söylemiş olurum. ‘Gençlerin alışkanlığı’ ve kişisel paylaşım platformları olarak görülen bu mecraları iyi kullananlar ciddi anlamda fark yarattılar, kullanmayan markalar neredeyse çağdışı kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Kampanyanın sosyal medya ‘impression’ı, ‘conversion’ı ve ‘engagement’ı şirketler için yeni başarı kriterleri arasına eklendi. Çok aktif kullanmak ve paylaşım yapmak istemeyebilirsin elbette, ama ‘sosyal medya da neymiş’, bakış açısında olma, bir anda çok geride kalabilirsin. Mümkünse öncü olarak takip et ve kullanmayacaksan da iyi öğren.

Hata yapmaktan korkma.

Bu da her yaş ve koşul için geçerli, ama hata yapmanın normal bir süreç olduğunu ve hata yapmadan öğrenemeyeceğini kabul et. Herşeyin doğrusunu bilerek doğmadık ve hayatımız boyunca hatalar yapacağız. Kendini ve hatalarını sev, öğren, ayağa kalk, kendine iyi davran ve yeniden dene.

Bir şeyi çok sev, çok iyi ol.

Son ama en en önemli ve aslında yeni fark ettiğim birşey. Çok şeyi bil, çok yönlü ol, ama hepsinin arasından birşeyi deli gibi sev, seni çok mutlu etsin ve kendini bu alanda çok geliştir. Sevdiğin niş bir konuda uzmanlaşmak, zaman içerisinde seni bu alanda aranan kişi konumuna taşıyabilir ve işte o gün kendini ne kadar iyi hissedeceğini anlatamam. Video mu çekeceksin, terzilik mi yapacaksın, blog mu yazacaksın, tasarımcı mı olacaksın? Sana keyif veren bir alana gerçekten sıkı tutun ve şu anda yalnızca hobi olarak yapıyor olsan bile, vakit ayırıp kendini çok geliştir. Fırsatların ne zaman ve nereden karşına çıkacağı hiç belli olmaz.


Yeniden 18 olsaydım, bu notların bana çok faydası olacağını biliyorum ve şimdi başkalarına da biraz olsa faydalı olursa ne mutlu bana!

Diğer kariyer yazılarına göz atmak isterseniz:

Tutkumuzu Bulmak Üzerine

İş ararken/başvuru yaparken neler yapmalı ve yapmaMAlı?

Zaman mı çok hızlı geçiyor, ben mi yavaşım?

Zor Seçimleri Nasıl Yaparız?

Calisirken MBA Yapmak Uzerine ve Turkiye’de MBA Programlari

Home Office Calışmanın Artısı Eksisi

You Might Also Like