BLOG ŞEHİR HAYATI

Arayı Kapatalım: Bodrum’da Yaşam, New York Gezisi ve Boston’da Konferans

24/10/2017

Sonbaharda New York hayali

Yazmak, sanki hiç paslanmayacağımı düşündüğüm, elimi kaleme, parmaklarımı klavyeye götürdüğüm anda yeniden hatırlayacağıma inandığım bir becerimdi. Uzundur rafa kalkmıştı, ama kullanılmamış olması çok da alıp götürmemiştir sanıyordum. Yazının, düşüncelerimin en iyi açıklanmış hali olduğuna çok eminim, çünkü ben kendimi çocukluğumdan beri en iyi böyle ifade ederim. Meğerse, Fransızca’yı sular seller gibi öğrenip sonra kullanmadıkça tamamen ağzımı açamayacak hale gelmeme benziyormuş. Ne zaman ki bloguma gün aşırı girip bir türlü düşüncelerimin harflere dökülemediğini fark ettim, bende bir korku başladı. Her açışımda ve her yazamayışımda daha uzaklaştım, daha zor geldi. Gün geçtikçe ve en son yazdığım yazıyla aradaki tarih açıldıkça gözümde daha çok büyüdü ve ne diyerek döneceğimi bilemedim.

Arayı bu kadar açtıktan sonra, yeniden beyaz bir sayfa

Uzundur kendimle verdiğim bu mücadele sonunda, kelimelerimin, yeniden anlamlı cümleler oluşturabileceğini umarak bir beyaz sayfa açtım. Ve anlatmak istediğim birçok konudan önce, son aylarda neler oldu bitti, bir arayı kapatalım istedim.

Bodrum’da yaşam

Bodrum’a taşınalı neredeyse 5 ay oldu ve ben planladığım, Bodrum’la ilgili yazmayı düşündüğüm onlarca konuyu derlemeye bir türlü başlayamadım. 🙂 İlk taşındığımızda paylaştığım birkaç yazı dışında, buradaki hayatı, hayatımızda neler değiştirdiğini pey de paylaşmadım. Bu arada sadece yazmaktan uzak kaldığım için değil de, her detayı paylaşmak da biraz anlamsız geldi işin doğrusu. Çok fazla çalıştığımız, çoğu zaman da stresten kafamızı kaldıramadığımız bir tempomuz oldu. Ama şikayet edecek birşey yok, hep çok severek yaptık ve şansımızın farkındaydık. ☺️ Zamanın resmen yavaş aktığı, mutlu yüzlerin, temiz havanın ve gözlerimizi her gün bayram ettiren bir manzaranın içinde yaşamaya alışmak çok keyifliydi. Sonbahar iyiden iyiye kendini göstermeye başladığında ise, ‘acaba Bodrum sezon dışında nasıl olur’ diye kafamıza sorular varken, Ekim sonundan bildiriyorum: (durmayan depremleri dışında) burası ŞA-HA-NE!

Sonbaharda New York hayali

Sonbaharda New York hayali

İşlere ara verip adam akıllı tatil yaptığımız tek zaman, Eylül sonuna doğru gittiğimiz New York’ta geçen haftaydı. Yılların hayali, sonunda gerçek oldu ve mutlulukla söyleyebilirim ki, bunca yıl beklediğime değmiş! Rüya gibi bir haftaydı. Turistik aktiviteler, arkadaşlarla kavuşmalar ve NY yerlisi gibi şehrin akışına kapılıp keyfe keder günü geçirdiğimiz, ortaya karışık bir tatildi. New York’a daha önce defalarca gitmiş olmama rağmen hep kış mevsiminde, yağmurlu, kar fırtınalı havalarına şahit olmuştum ve her seferinde, ‘bu şehri bir de sonbaharda göreceğim’, derdim. (New York’ta sonbahar temalı filmleri izleyip hayallere kapılanlar kimler? 🙋🏻) Boşuna hayal kurmamışım! Bu şehir hep güzel, ama sonbaharda bir başka güzel işte.

Fakat biraz daha sararmış yapraklarla romantizmin tavan yaptığı mevsimi yakalamak istiyorsanız, sanırım Ekim daha doğru bir ay. Eylül’de, hala yazdan kalma günlerle, Bodrum’dan alışık olduğumuz terlik-elbise moduna devam ettik. 🙂

New York’la ilgili paylaşmak istediğim çok anı ve fotoğraf var. En kısa zamanda derleyip yayınlamayı planlıyorum. O zamana kadar, serinin ilki olan videoyu Youtube’da paylaşmıştım, onu buraya bırakıyorum!

Inbound17 Konferansı, Boston, ABD Inbound17 Konferansı, Boston, ABD

Boston’da #INBOUND17 Konferansı

Geçtiğimiz ayların en önemli aktivitelerinden biri de, geçen seneden beri gitmeyi çok istediğim, mesleğimle ilgili katılabileceğim dünyadaki en sağlam etkinlik olan INBOUND konferansıydı. Konuşmacıların listesi açıklanmaya başladığı anda kalp atışlarımı hızlandıran, ‘bu sene mutlaka katılacağım’ diye kendime hedef koyduğum bir programdı. Şirketimin bilet bulmak konusundaki desteğini değerlendirip tatilimi Boston’a gitmeye bağlayacak şekilde ayarladığımda, geriye gün saymak kaldı. Toplam 4 gün süren etkinlik, hayatımda katıldığım açık ara en devasal ve en iyi organizasyona sahip etkinlikti ve muhtemelen mini bir MBA programı kadar etkisi oldu. Mesleki anlamdaki öğreticiliğinin yanı sıra, genel anlamda da müthiş ufuk açıcıydı. Mümkün olduğunca, her sene böyle etkinliklere katılmayı kendime kişisel gelişim hedefi olarak koydum. Bu arada burada Türkçe olarak konferansla ilgili yazmayacağım, ama Wings4U‘nun blogunda konferanstan sonra pek çok yazı yazdım. İlginizi çekerse, etkinlikten sonra bende en kalıcı olan temaları anlattığım yazının linki burada.

Bundan sonra arayı çok daha kısa tutmak ve (muhtemelen) New York postlarıyla yeniden buluşmak üzere, kucak dolusu sevgiler!

You Might Also Like