KİŞİSEL

Bekar Metropol Gencinden Evli Metropol Kisisine Donusurken: Evsel Degisimler

18/11/2014

Istanbul’da 3 yil boyunca mobilyasi bile bana ait olmayan minnacik bir evde yasarken, ‘ev’in anlami benim icin nadiren yemek yapmak, iki aktivite arasi dus yapip ust bas degismek ve uyumak icin olan bir yerden ibaretti daha ziyade.  Evlenecegim zaman ise, ne kadar cok sevsem ve ayrilmak istemesem de, eski evimde yasamamizin, herseyden once sigmamizim imkani olmadigina karar verdik. Dolayisiyla daha buyuk, daha farkli parametreleri gozeterek bir ev arayisina girdik. Sanki daha oyuncak ve parti evi tadinda olan o bekar evinden ayrilmanin hem huzunlu hem keyifli yanlari var tabii.

Ailesinden uzakta, yalniz ve minimal bir evde yasayanlarin bence paylastiklari ortak duygu, ait hissetmemek. Zaten buyuk sehirde haftada 40-45 saat(minimum) mesai yaptiginiz bir isiniz varsa, ev-is yolculugunuz icin bir (veya daha fazla) arac kullaniyorsaniz ve sosyallesmek icin de disarida boolca vakit geciriyorsaniz evde gecirdiginiz vakit oldukca limitlidir. Dolayisiyla bu duzende, evinizle tam bir bag kurulmuyor bence. Bir de sanki hep gecici olma hissi var, cunku ev kiralik, esyalar portatif, siz evden cogunlukla uzakta, vs. Mesela ben, daha evlililik kafamin kenarinda bile yokken ha tasindim ha tasinacagim diye eve cok ivir zivir bile almaktan kaciniyordum.

Sonra bir gun daha buyuk bir eve geciyorsunuz, evleniyorsunuz, tek degil iki kisi olacaksiniz artik. Ee, peki neler degisiyor?

Oncelikle: BOYUT. Bu dedigimi hafife almasaniz iyi olur, lakin epey ciddi bir mevzu! Evin boyutu, herseyden once temizlik icin sarf ettiginiz eforu ve sureyi uzatiyor, ekstra malzemelere ihtiyaci artiriyor, mobilya, gida, ev esyasi gibi ihtiyaclarinizi katliyor! Siz bunca yil minimal IKEA esyalarinizla, ailenizin evinden toplama yaptiginiz parcalarla ve yalnizca birkac tencere tava ve en fazla 6’li tabak canak setiyle yasamis olabilirsiniz, ama artik herseyi yedekli, her ihtiyaci karsilar sekilde toparlamak durumundasiniz. Yoksa eve kalabalik misafir gelince nasil agirlayacaksiniz? Daha once yoklugunu bile hissetmediginiz corba kepcesi, servis tabagi, firin tepsisi, cesitli mesrubat bardagi bilmem ne, simdi olmadigi icin misafir gelince elinizi ayaginiza dolastirabilir. Halbuki onceden akliniza bile gelmezdi. Mobilya deseniz, onceden bir yatak bir koltuk bir dolap. Simdi doldurmaniz gereken birsuru ev bolmesi var. Antre, salon, yatak odasi, misafir odasi, falan.

Tabii bu bir yandan da ne demek biliyorsunuz dimi? Temizlik icin gereken efor katlandi, buyudu, dag oldu! Artik oyle yarim saatte supurdum sildim toz aldim bitti yok malesef. Temizligi cok beceremiyorsaniz ve vakit ayiramiyorsaniz bu sefer de temizlik icin bir yardimci bulmaniz gerekli. Ve bu, buyuk sehirlerdeki en buyuk zorluklardan birisi. Basina gelen bilir diyorum, daha da yorumum yok.

Ikinci madde: STOKLAMA ALANI. Az once bahsettigim boyut durumuyla baglantili olarak artik cok daha fazla esyaniz var. Hem ev icin, hem esinizin de esyalari eklendi. Bir de nasil oluyor hala anlamis degilim ama sanki o kucuk evinizde hersey guzelce yerli yerinde sigiyorken, tasininca bir anda esyalarin kutlesi artmis gibi artik sigmaz oluyorlar! Bizim gibi evinizde gomme dolap yoksa ve mutfak da kullanissizsa, bir tanecik ekstra tencereyi veya tuvalet kagidinizi bile nereye saklayacaginizi kara kara dusunurken bulabilirsniz kendinizi. Bir evde gercekten insanin aklina gelmeyecek kadar cok fazla ve cesitli esya oluyor yillar icerisinde. Filmlerdeki gibi 1-2 valize sigacak kadar giysi ve ayakkabidan ibaret degiliz malesef gercek dunyada. Vileda kovasi, supurge, utu, basamakli merdiveni kim ister yoksa evinde, degil mi?

Bir de baska cok onemli bir nokta: bircok kisiden eviniz icin ihtiyaciniz olan (bunlarin gelmesi super oluyor!) veya olmayan esyalar hediye geliyor ve her gelen seye yer bulma ihtiyaci doguyor. Dolayisiyla ek esyalar icin her zaman boslugunuz olmali. Tercihen depo gibi bir alan olmali, muthis hayat kurtarici. Evdeki lakabim ‘storage queen’ken bile henuz evimizdeki yerlesme sorununu cozebilmis degilim ben. Dolaplarin icinde kirtasiye malzemeleri ayri, kablolar ayri, fotografcilik esyalari ayri, defterler ayri kutularda yerlestirili. Mumkun olanin belki en iyisine yakin, ama daha yolum var, hissediyorum.

Ucundu madde: KONUM. Daha buyuk bir eve cikarken geliriniz de ayni oranda artmiyorsa, o zaman sehrin merkezi noktalarindan biraz daha uzaklasmak zorunda kaliyorsunuz. Bir yandan da guvenlik biraz daha one gecen bir faktor oluyor. Varsa arabaniz icin park alani olmasi bir tercih sebebi. Hatta hatta site olursa ve spor salonu fasilitesi olursa cok daha buyuk arti. Ee bu durumda ne mi oldu? Sehirden uzaklastiniz, arabaniza isteyeceginizden fazlasiyla mecbur kaldiniz. Haliyle, Istanbul’un trafik kaosunu dusunursek, artik gece gezmeleri (ve hatta bazen gunduz gezmeleri bile) cok daha zahmetli olmaya basladigi icin daha cok usenmeye de evde vakit gecirmeye basliyorsunuz. Belki de tercihleriniz degisiyor, evinizi daha cok sevip daha huzurlu hissettiginiz icin de daha az cikma ihtiyaci hissediyor olabilirsiniz. Bu da baska bir not 🙂

Dort ve belki en onemli madde: EV BUTCESI YONETIMI. Kirasi, aidati, faturasi, kredi borclari, supriz evsel giderler ve katlanan mutfak masrafi ile hayatinizda ustaca yonetmeniz gereken cok buyuk kalemler var artik! Bir evin gida ve hijyenik malzeme alisverisi, basli basina bir ders olacak kadar ogrenilmesi gereken bir konu. Bir hafta ‘evde yiyoruz’ diye gaza gelip dunyanin yiyecegini alirsiniz, o hafta isler uzar programlar yapilir derken tum yemekler curur, cope gider mesela. Veya disarda olacaginizi planladiginiz icin az alirsiniz, bu sefer de evde oldugunuz her gun ayri ayri malzemeler icin tekrar alisverise gitmeniz gerekir, daha pahaliya patlar. Bu konu uzar gider, cok cesitli varyasonlari uretilebilir. Tecrubeyle gelisme kaydedilecegini ve en hesapli ve akilli alisverisi yapmanin formulunun cok uzak olmayan bir tarihte bulunacagini umarak yasiyorum.

Esas rahatsiz edici konu ise, tam o ayi guzelce kapamak uzereyken evinizle ilgili sacma sapan bir masraf ortaya cikmasidir. Mesela tesisatlarinizda sorun olmasi. Lavabonuzun tikanmasi. Anahtari evde unutup cilingir ihtiyacinizin dogmasi. Sigortalarinizin atip ampullerinizi patlatmasi gibi gibi ornekler cogaltilabilir. Bir yerde okumustum, bunlar icin ‘rainy days account’ adinda ayri bir birikim yapilmasini ve bu tur havadan sudan ortaya cikip, bizim kulturumuzde genelde ‘bir yere o para sikismis’ seklinde kendimizi avutmaya calistigimiz can sikici masraflari bu hesaptan karsilamayi oneriyordu. Simdi ne kadar mantikli oldugunu goruyorum.

Tum bunlari yazdiktan sonra, konu ile ilgili oneriler ve paylasimlar her zaman ilgiyle karsilanip notlar alinarak dinlenecektir. Her turlu zorluguna ragmen, sevdiginizle size ait bir evde bir hayat kurmak, evinize anilar biriktirmek, ait hissettiginiz ve donup dolasip dunyanin en guzel yerine de gitseniz burnunuzda tuterek dondugunuz bir evinizin olmasi muthistir!

You Might Also Like