MEKAN

Bir Karaköy Keşfi: Akın Balık

15/04/2013

Cumartesi günü, güç bela biten bir haftayı unutturmaya söz vermiş gibi pırıl pırıl bir güneş ve sıcacık bir havayla karşılayınca, okuldan sonra eve dönmek olmazdı. Sabahtan yanıma aldığım canon ae-1’im ve okuldan sonra bana katılan arkadaşımla kendimizi Eminönü’nden Karaköy’e doğru yollara vurduk. Uzundur gitmeyi planladığımız Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde, keyif ve huzur içinde handa nargilemizi ve Türk kahvemizi içtik. Hafız Mustafa’dan lokumlarımızı, fotoğrafçılardan çeşit çeşit filmlerimizi aldık. Saatlerce yürüdük, fotoğraflar çektik, güneşi batırdık ve Karaköy’e vardık. Balık pazarında tezgahları kollayan martılara selamımızı da verdikten sonra, adeta gizli saklı kalmış olduğunu düşündüğüm Akin Balık’a ulaştık. Rezervasyon yaptırmayı akıl edememiş diğer spontan insanların arkasına, uzun bir kuyruğa eklendik.

İstanbul’da cok balıkçı öğrendim; fakat Akın Balık kadar salaş, büyük ve sanki bir evin bahçesindeymiş havası olan bir balıkçıya hic gitmemiştim. Müzik yok, kocaman bir bahçe, servis cok hızlı, mezeler çeşitli, kalamar on numara! İlginç olan şu ki, çevremdeki hiçbir İstanbullu’dan daha önce duymadığım veya bir kaynakta karşılaşmadığım bu balıkçı, tıka basa dolu ve müşterilerinin yarısı yabancıydı. Pek çok turist grubu, ellerindeki rehberlerden bulup veya araştırıp gelmişler. Yabancıların, şehirlerimizi bizden iyi tanıdıkları gerceğine bir kez daha hayrete düştüm; biraz da üzüldüm. Yeni şehrimi hala keşfetmeye çalışan bir Ankara’lı olarak belki de bir Istanbul rehberi almalıyım!

Akın Balık’a yazin sık sık uğrayacağımız kesin. Tabii rezervasyonu unutmamak kaydıyla!

You Might Also Like

  • selaamm blogun yeni sanırımm hayırlı olsunn :))
    ben de beklerim
    sevgiler

  • Akın Balık gerçekten ambians olarak çok hoştur ben de çok severim orayı 🙂