KİŞİSEL GELİŞİM

Blog Yaziyorum Da Ne Oluyor?

03/02/2015
blog yazmak
Blog yazmayla ilgili gecenlerde bir yoruma denk geldim: “Her gun online ozgecmisinizi guncellemis oluyorsunuz”, diyordu. Kesinlikle cok dogru, cunku sayfaniza yaptiginiz her ekleme ve urettiginiz her yazi, dijital ortamda kalici hale geliyor ve sizinle ilgili birseyi anlatiyor. Yazi dilinizi, ilgi alanlarinizi, sosyallesmek icin neler yaptiginizi, bos vaktinizi nasil degerlendirdiginizi, kendinize ait bir platforma gosterdiginiz ozen ve istikrari da okuyuculariniz kolaylikla fark ediyorlar. Eski usul, ‘universiteyi bitirdikten sonra sunu yaptim, bu staj, bu is, bu roller, bidi bidi‘ diye anlatilan ozgecmisleri yetersiz ve basmakalip buldugumdan, herkesin kendini ifade etmekte rahat hissettigi baska bir platformda, yazmasini, konusmasini, cizmesini, veya yaptigi sey her ne ise, onu icra etmesini daha guzel ve manali buluyorum. 
Standart ozgecmislerinizde, bir sayfaya sigsin diye kirptiginiz tecrubeleriniz gercekten sizi ne kadar anlatabilir ki? 
Ote yandan, blogunuz veya kullandiginiz baska dijital platformlarda kendinizi cok daha ozgur hissederek paylasimlarda bulunuyor, sinirlarinizi kendiniz koyuyor ve gunden gune de yeni birsey ekleyip, aslinda bir nevi gelisim takviminizi sergiliyorsunuz. Turkiye’de, niye blog yazmak istenebilecegi halen daha kafalari karistiriyor olsa da, blog yazmanin benim icin bircok guzel yani var. Herseyden once, yilbasinda, bayramda seyranda cicili bicili bir defter ve kalem hediye edildiginde ‘gunluk tutabiliceem’ diye sevinc cigliklari atilan bir donemde gecen cocukluk ve genclik yillarim oldugu icin, gunluk yazmayi degerli bir aliskanlik olarak goruyorum. Simdilerde kiymetini bilmemeye daha meyilli oldugumuz gundelik detaylar ve keyifler, eski gunluklerimizde uzun uzun anlatmayi bitiremedigimiz anlardi. Bir arkadasimizla gorusmek mesela, ‘soyle oldu, bunlari konustuk, X soyle demis, Y cok sevinmis, cok guzel bir kahve ictik, yaninda da tost yedik‘, gibi detaylari barindiracak kiymetli bir gunluk yazisiydi. Iste blog yazmak, benim icin bugun halen daha bu detaylari farketmek, yazmaya ve paylasmaya deger bulmak, donup arsivleri kurcaladigimda anilari tazelemek demek. Iste bu sebeplerle, evde pisen kek, aileyle yapilan bir kahvalti veya bir tatilde sahilde boylu boyunca uzanmak, benim icin o eski kiymetini koruyor ve hatirlatiyor.
Ayni zamanda, blog yazmak, belli bir istikrarla duzenli olarak yazi yazmak demek. Ve her yazdiginiz yazida, farkinda bile olmadan kendinizi gelistiriyor, yazi dilinizi guclendiriyorsunuz. Ifadeleriniz daha net hale geliyor ve imzanizi tasiyor bana kalirsa. Ben cok uzun zamandir duzenli yaziyor olmasam da, simdiden kendime ait bir yazi dilinin olusmaya basladigini hisseder oldum. Cok iyi yazmak, cok okunmak demek degil bu, ama insanin kendini ifade edebilecek bir yontemi olmasi cok rahatlatici ve keyifli. Kimisi dans ederek, muzik yaparak, kimisi konusarak, kimisi de yazarak kendini ifade etmekte daha rahat hissediyor. Ama gunun sonunda, ben herkesin kendini rahat hissettigi bir ifade formu bulmasi ve bu vesileyle ozgurlesmesi gerektigini dusunuyorum. 
Son olarak bahsetmek istedigim, yazmak icin cok fikir edinmek gerekiyor ve dolayisiyla cok cok okumak. Yazmaya basladiginiz zaman git gide artan okuma ihtiyaci ve istegi hissediyorsunuz ve surekli kendinizi yeni bilgilerle beslemeye basliyorsunuz. Baska bloglar, haberler, kitaplar, kisisel gelisim siteleri, sosyal medya paylasimlari, sirketlerden gelismeler, surekli okudugunuz, taradiginiz ve notlar aldiginiz kaynaklara donusuyor. Bu da duzenli bir dongude kendinizi gelistirmeniz, hizlanmaniz ve uretmeniz anlamina geliyor. Ve urettiginiz sey ne olursa olsun, sizin eseriniz olmasi cok tatmin edici! 🙂

You Might Also Like