BODRUM ŞEHİR HAYATI

Bodrum’da İlk Hafta Nasıl Geçti?

11/06/2017

Bodrum'da Ilk Hafta Nasildi?

Bodrum’da ilk haftayı devirdik bile! Araya iş seyahatimden dolayı bir de kısa ama anormal yoğun bir Paris seyahati girdiği için biraz sıradışı bir hafta olduğunu söyleyebilirim, ama yeni hayatımızın ilk haftasını tamamlamış bulunuyoruz. Peki nasıldı?! Neler İstanbul’dan farklıydı, neler değildi? Herşeyden önce, bizde işlerle ilgili bir değişiklik olmadığı ve İstanbul’daki işlerimize buradan devam ettiğimiz için iş cephesinde bir fark olmadı. Genelde büyükşehirden Ege’ye taşınanların hayatındaki en radikal değişiklik bu oluyor, ancak bizde durum farklı. Önceden çalışma masam bir duvara bakıyordu, şimdi ise tüm gün kuşların cıvıldadığı bahçemize bakıyor. Sanırım en büyük fark bu oldu 🙂

Bodrum'da Ilk Hafta Nasildi?

Her sabah güne keyifle, sporla başlamak.

İstanbul’da, ben trafikle, Barış da metrobüsle ve dolmuşla büyük mücadeleler vererek Bostancı sahilde buluşup çoğunlukla epey geç saatte yürüyüş yapabiliyorduk. Yürüyüşü yapabilmek için akşam yemeklerimiz saçma sapan bir hal alıyordu ve arabada spor kıyafetlerine değişmek gibi pek de keyifli olmayan şeyleri ayarlamaya çalışıyorduk. Buraya geldiğimizden beri her sabah, evimizin kapısından çıktığımız anda başlayan yürüyüş rotamız, deniz kenarından Turgutreis merkeze kadar uzanıyor. Yolda da çoğunlukla köpeklerle ve diğer erkencilerle günaydın’laşıyoruz. Sabah biraz bile geç kalksak güneş çok kavurucu olmaya başladığı için en büyük zorluk bu. Bir de amele yanıkları eklendi bile şimdiden. 🙂 Onun dışında, sabah günümüze başlamadan önce ilk iş yürüyüş yapmak ve bir saat boyunca kafamızı boşaltmak, hem bedenimize hem psikolojimize müthiş iyi geliyor.

Bodrum'da Ilk Hafta Nasildi?

Hayat çok sakinleşti.

Trafikte vakit geçirmeyince, insanın ne kadar daha çok vakte sahip olduğuna inanamazsınız. Marketten ekmek almaya bile giderken trafiğe takılmaya ve gerilmeye alışkın İstanbul’lular için, hayatınızdan bu faktörü çıkardığınızda ne çok şeyin değişebildiğine insan hayret ediyor! Eminim ki trafik olmasa tasarruf edeceğiniz zamanı az çok düşünebiliyorsunuz, ama size tuhaf birşey söyleyeceğim: Gerçekte kazandığınız zaman, düşündüğünüzden ÇOK daha fazla hissediliyor. Her işiniz inanamayacağınız kadar hızlı halloluyor. Siz böylece çok daha sakinleşiyorsunuz. Her zaman yaşadığınız o 24 saatlik dilim sanki sünüyor ve uzuyor ve daha çok şey sığdırabiliyorsunuz. Akşam yemeğe çıkmak için saatler, hatta günler önceden plan yapmaya gerek kalmıyor. 5 dakkada giyiniyorsunuz, 5 dakikada ulaşıyorsunuz (eğer illa uzağa gitmek istiyorum derseniz o da olur tabii). Yetişmeye çalışmak ve koşuşturmak gibi kavramlar otomatik olarak hayatınızdan çıkıp gidiyor.

Bodrum'da Ilk Hafta Nasildi?

Herşeyin tadı daha güzel.

Placebo etkisi diye düşünmeyin, kesin bilgi. 🙂 Ve artık Cumartesi sabahlarımızın önemli aktivitesi pazara gitmek! Pazardan alışveriş yapmayı kalabalıkta park edecek yer bulamama ve kazıklanma endişesinden dolayı hiç sevmeyen ben, buradaki deneyimle birlikte fikrimi değiştiriyorum. Hatta öyle ki, taşımayı kolaylaştırmak ve bu işi profesyonel hale getirmek için(!) bu hafta bir pazar arabası da edindik ve artık limitli ürünler dışında herşeyi pazardan alacağız. Dün aldığımız yumurtalar, hayatımda yediğim EN güzel yumurtaydı ve domates, en kokulu domatesti. Meyvadan yeşilliğe herşey doğrudan yerli üreticiden mutfağımıza ulaşıyor ve markete göre fiyatların da çok daha uygun olması artısı!

Bodrum'da Ilk Hafta Nasildi?

Maliyetler azaldı.

İstanbul’da marketlerde kilosu 30 civarlarında gezinen Çupra ve Levrek, burada 14 TL civarlarında. Kumsalda, günbatımını seyrederek bir restoranda oturup balık + salata yemek, 20 TL. Gitmek istediğiniz yere ulaşmak çok daha kolay olduğu için daha az benzin yakıyorsunuz vs. Herşey daha ucuz diye birşey yok bu arada, yanlış anlaşılmasın. Hatta çoğu yer, Bodrum’un İstanbul’un yazlık versiyonu olmasından dolayı İstanbul fiyatları ile satış yapıyor. Ama öyle olmayan ve İstanbul’da çok lüks sayılabilecek bir deneyimi çok daha uyguna bulabileceğiniz yerler de var. Keşfetmek ve tercih etmek size kalmış.

İlk haftayı çok fazla ‘iyi ki’ler ve ‘ne şanslıyız’la kapadık ve gerçekten bu deneyim için çok şükür. Bu demek değil ki herşey her daim güllük gülistanlık olacak. Canımızı sıkan veya ‘off’latan şeyler de yaşadığımızda onları da paylaşırım hatta. Ama biz hiçbirşeye çok kalıcı ve keskin bakmamayı uzun bir süredir alışkanlık edindik. O yüzden yeni maceraya kollarımız açık hazırız. 🙂

Ege’nin güzelliğinden kucak dolusu sevgiler!

You Might Also Like