KOS

Bodrum’dan Kısa Bir Kos Kaçamağı

27/09/2015

Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis

Son dönemlerin fazlasıyla çılgın ve koşturmalı geçmesinden dolayı buraya yazamamış, ama hemen her gün sayıklayıp durmuştum. Bugün tatil dönüşünde ise öyle özlemişim ki, kendimi bilgisayarıma koşarken buldum! Geçtiğimiz bir haftalık tatil, uzundur gün saydığımız bir mola olmasına rağmen, ‘tatil bitmesin‘ diyenlerden olmadım ben hiç, çünkü dönmeleri de gitmeler kadar çok severim. Döndüğümde evimi ve rutinlerimi özlemiş, yepyeni plan ve motivasyonlarla dolu olduğumu görmekse o tatile ne kadar ihtiyacım olduğunun göstergesi! Şimdi de en sevdiğim mevsimlerden olan sonbaharla birlikte, kendimi müthiş verimli ve motive hissediyorum ve bunu mümkün olduğunca korumayı umuyorum! 🙂

Tatilimizin ana durağı Bodrum, highlight’ı ise kısa Kos kaçamağımızdı. Yıllardır Turgutreis’teki yazlığımıza gitmemize ve her gün Turgutreis marinadan gidiş-geliş Kos seferleri olmasına rağmen, bunca zamandır Schengen vizem hiç yaz tatillerime denk gelmemişti. İlk kez bu sene vizem varken, 20 dakikalık kısacık bir katamaran seferiyle karşı komşumuzu ziyaret etmemek olmazdı. Son 1-2 yıldır, Yunanistan’daki restoranların ucuzluğu ve lezzeti, tavernalarının neşesi ve plajlarının güzelliğini duydukça bu kadar yakın olup gitmemeyi kabul edemiyordum. Kos ve Rodos arasında kalmış ve yalnızca birisine gidebilecek süremiz varken, yakınlığından dolayı Kos’u tercih ettik ve 1,5 günlük macera başladı.

Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis

Her sabah 09.15’te Turgutreis’ten, 18.15’te ise Kos’tan hareket eden katamaranlarla, 19 EURO tek sefer olmak üzere aynı gün veya farklı günlerde gidip dönebilirsiniz. Kapıda vize almadığımız için prosedürünü bilmiyorum, ama her yaz dönemi böyle bir uygulama yapıldığını biliyorum, dolayısıyla gittiğinizde Schengen’iniz yoksa orada da halledebilirsiniz. Bu arada biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Ege Bölgesi, özellikle de Bodrum inanılmaz fırtınalar atlattı. Biz ise çok şanslı(!) olduğumuz için tam fırtınanın çıktığı gün Kos’a yola çıktık! Katamaran gidebilir mi, açık denizde devrilir miyiz endişelerimize rağmen, 20 dakika sonra karşıdaydık ve 10 dakikalık kısa bir yürüyüşün ardından adayı sel aldı desem abartmış olmam. Hızlıca bir kafeye sığınıp birer sıcak çikolata söyledik, zira yağmurun dineceği yoktu ve bizim de günümüzü kendimize zehir etmeye niyetimiz yoktu.

Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis

Kıyıya yaklaşırken Kos’la ilgili ilk izlenimim, Büyükada gibi biraz izole ve aslında çok da bir numarası olmadığıydı. Birkaç saat geçirdikten sonra ise gerçekten öyle olduğu konusunda hem fikirdik. Sahil boyunca sıra sıra kafe/bistrolar ve minik sahil marketleri, arka sokaklarda ise turist dükkanları, dondurmacılar ve restoranlar. Yağmurda sırılsıklam olunca üzerimize ek birşeyler alalım diye herhangi bir mağaza aradığımızda ise dandik bir şemsiyeden başka malesef hiçbirşey bulamadık. Dolayısıyla eğer kalmaya gidiyorsanız, yanınızda ihtiyaçlarınızı götürürün derim. 🙂

Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a GidisKos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis

Yağmurun dinmeyeceğini anlayıp öğlen yemeğimizi, tavsiye aldığımız bir tavernada yemek üzere kalktık ve Caravelle’i bulduk. Caravelle’in de olduğu Avenof Sokağı, adadaki meşhur tüm restoranların olduğu sokak ve tahminim, lezzetlerin ve fiyatların da birbirine çok yakın olduğu yönünde. Kalamar dolma, Yunanistan’ın meşhur içkisi Metaxa ile yakılarak servis edilen Saganaki peyniri ve ahtapot köftesi bizim favorilerimiz oldu.

Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a GidisKos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a GidisKos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a GidisKos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis

Yemek sonrasında daha fazla yağmurda yürüyemeyeceğimizi anlayıp taksiyle otele adeta sığındık ve bir daha da çıkamadık, zira ne o akşam yağan yağmurun, ne de duyduğum gök gürültülerinin daha önce benzerini yaşamamıştım! Tavernada Ouzo ve müzik eşliğinde hayal ettiğimiz akşam yemeği ise otelde room service’ten sipariş edilen hamburger ve pizzaya dönüştü, çünkü yemek saatlerinde 2. kattaki otel odamızın kapısından içeri yağmur suları girmeye başlamıştı bile. Herşeye rağmen, evlilik yıldönümü notumuz üzerine otelin en güzel odasını bize vermeleri ve kocaman bir meyva tabağı ve şarap bırakmaları müthiş bir jest oldu. Ertesi gün ise kahvaltısı, muhteşem havuzu ve otelin çevresindeki çiftliğin güzelliği ile Kos kendini bize affettirdi diyebilirim. Kafa dinlemelik, bol güneşlenme, yüzme ve spa deneyimleriyle dolu bir tatil isterseniz, Diamond Deluxe Hotel gerçekten çok özel bir yerdi.

Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis - Greek Frappe Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis Kos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a GidisKos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a GidisKos Adası Gezi Rehberi - Turgutreis'ten Kos'a Gidis - Kalamar

İkinci günümüz ise kalamara, frappeye doyarak, magnet ve sakız likörü alarak, bilimum turist aktiviteleriyle ve dinlenerek geçti. Kısa bir kaçamak ve Yunanistan’ı görmek için Kos güzel, ama eğer instagram’ı süsleyen beyaz-mavi kubbeli evler, yokuş aşağı nefes kesici manzaraların olduğu sokaklar hayal ediyorsanız, sanıyorum diğer adalar daha doğru olabilir. Kos’tan bu kadar, önümüzdeki sene fırsat olursa diğer Yunan adalarıyla devam etmek üzere!