BLOG

Çorum ve Ankara’dan Organik

06/09/2016

Çorum ve Ankara'dan Organik - Sevgili Beyaz Kağıt

Eylül ayı öyle hızlı başladı ki, daha 6 gün geçmiş olmasına rağmen sanki haftalar geçmiş kadar çok şey olduğunu hissediyorum. Sizde durumlar nasıl? Yoğunlaşan iş gündemleri, işle birlikte yerleştirmeye çalıştığımız yeni düzenler ve seyahat planlarıyla, şimdiden yılın son çeyreğinin ne kadar hareketli olacağını görebiliyorum bile. Çalışmayı seven biri olarak yeni işler beni her zaman heyecanlandırıyor ve başka fikirler üretmem konusunda da ilham oluyor, o sebeple bu aralar kafam oldukça yoğun. Bir yandan, bu sene o kadar az yaz tatili yaptık ki, aklım hala denizde,  bir yandan da önümüzdeki birkaç ayı çok üretken geçirmeye hazırım. Bu arada yaz sonu olması itibarıyla, havayolları çok güzel kampanyalar yapıyor, aklınızda olsun. İki önceki yazıda, Eylül’de yapılacak en güzel şeylerden biri seyahat planı demiştim, o kapsamda düşünebilirsiniz 🙂 Biz inanılmaz heyecanlandığımız birkaç yere seyahat planları yaptık bile!

Çorum ve Ankara'da Organik - Sevgili Beyaz Kağıt Çorum ve Ankara'da Organik - Sevgili Beyaz Kağıt Çorum ve Ankara'da Organik - Sevgili Beyaz KağıtÇorum ve Ankara'dan Organik - Sevgili Beyaz Kağıt

Bu arada tam bu Eylül yoğunluğu başlamadan önce geçtiğimiz hafta, bir arkadaşımızın düğünü için Çorum’daydık ve düğünün ertesi günü de Çorum Barajı’na yakın bir yerlerdeki bağ evlerine misafirdik. Küçüklüğümde, anneannemlerin bahçesine girer ve meyve ağaçlarının arasında kaybolurdum. Elma, çilek, şeftali, üzüm, ayva, erik, ne ararsanız vardı. Çeşit çeşit meyve ve sebzenin en güzel ve doğalını yerdik ve bir gün gelip de o doğal ortamları mumla arayacağım aklıma gelmezdi. Şimdilerde, İstanbul marketlerinde daha az oynanmış meyve sebzeleri nasıl ayırt edeceğimizi bilmeden birşeyler alıyoruz ve köylere, doğal üretim yapılan bahçelere gittiğimizde resmen gözlerimiz ışıldıyor.  Çorum’daki bahçede de tıpkı çocukluğumdaki gibi hissettim; her tarafımız elma ve armut ağaçlarıyla dolu, bir ondan bir bundan toplayarak geziniyorduk. Üstüne bir de yine tamamen doğal ve herkesin ortaklaşa hazırladığı muhteşem bir yemek yedik çardağın altındaki upuzun masada. Sacda közlenen sebzeler, tavuk, mercimekli bulgur pilavı, salatalar, kavun, üzüm… Süper bir masa, çok güzel bir ışık ve harika bir sohbet vardı ve telefonlar çekmiyordu.  Yemeğin fotoğrafını anlık olarak Instagram’da paylaşamayınca tadına daha çok varılıyormuş; ben öyle hissettim en azından 🙂
Çorum ve Ankara'dan Organik - Sevgili Beyaz Kağıt

Çorum’dan sonraki iki gün ise yine başka bir doğal ortam olan Ankara’da, ailemin evinde geçti. Kocaman yeşil bahçenin ve annemin üretimi meyve ve sebzelerimizin tadını doyasıya çıkardık sanırım. Kahvaltıya bahçeden toplanan domates ve biberler, ara öğünde ise aylarca gıdım gıdım büyüyüp beni bekleyen şeftaliler ve üzümlerin tadı gerçekten bir başkaydı. Kocaman bir poşet domates ile döndük, hala her gün yeyip ‘bu nasıl güzel domates’ diyoruz arada. Kendi şehrimizde erişemesek de, en azından güzel meyve sebzeye ulaşabildiğimiz için şanslıyız, biliyorum 🙂

Çorum ve Ankara'dan Organik - Sevgili Beyaz Kağıt Çorum ve Ankara'dan Organik - Sevgili Beyaz KağıtÇorum ve Ankara'dan Organik - Sevgili Beyaz Kağıt

Frizbi, köpük üfleme, Tarçın’la koşturma, yandaki terk edilmiş evde yalnız bırakılmış kedi yavrusunu kurtarma ve hayata döndürme gibi bilimum mutluluk veren aktiviteyle dolu iki gün oldu. Bu arada kediciği kurtardığımızda inanılmaz korkmuş, aç ve hasta haldeydi. Yemek, sevgi, oyun, sıcak bir battaniye ve yatak olarak kullandığı pofuduk bir terlikle birkaç gün geçirdikten sonra bambaşka bir hal aldı. Şimdi inanılmaz sağlıklı ve eğlenceli bir bebek, ancak hepimizde şiddetli alerji olduğu için ve Ankara’da Tarçın onu kesinlikle barındırmayacağı için biz bakamacağız. Sosyal medyada da paylaşmıştım, ama bu minik güzelliğe bir yuva arıyoruz. İlgilenirseniz veya ilgileneceğini düşündüğünüz birisi varsa paylaşırsanız süper olur.

Şimdilik bu kadar, ben bahçe domateslerimle yemek yapmaya gidiyorum! Herkese afiyet olsun! 🙂

You Might Also Like