KİŞİSEL

Cunda’ya doğru

18/03/2016

Bahar - meyva agaci - baharin gelisi

Sessizliğe büründük bir süredir hepimiz. Çare olamadıkça susuyoruz, uyuyup uyanalım ve ülkemize bahar gelsin, barış gelsin, neşe gelsin istiyoruz. Kafalarımız karışık, içimiz rahat değil, mutsuzuz, endişeliyiz ve konuşamıyoruz bile acıdan. Öyle üzgünüm ki şu anda güzel ülkemizin geçtiği durumlarla ilgili, kelimeler anlatmama yetmiyor, ya da ben ne diyeceğimi bilmiyorum. Hırçın ve öfke dolu olmaktan yoruldum, suskunluğa ve mutsuzluğa devam etmek de istemiyorum. Sıradan dertlerimiz olsun istiyorum; pazar günü çiçeklerim açtı mı, kahvaltıdaki simit yeterince sıcak mı değil mi, kahveyi evde mi içsek, dışarıda mı içsek diye düşünmek istiyorum. Alarm durumuna geçip evlerimize kapanıp bir sonraki korkunç olayı beklemek ve kaçmak istemiyorum. Çocuk gibi ayaklarımı yerlere vura vura bağırıp ‘yeter artık bitsin bu kabus’ diye bağırmak geliyor içimden.

Bu haftasonu ile ilgili çok fazla tedirgin edici gündem var ve İstanbul’da olsak muhtemelen evimizden çıkmak istemeyecektik. Tesadüf oldu, bu akşam, aylar önce aldığımız bir biletle Cunda’ya gideceğiz. Baharın başlangıcında orada oluruz, videolar çeker, bolca fotoğraflarız diye ne zamandır planlayıp heyecanlanıyorduk. Aynı tadı olmaz belki, ama 2 gün de olsa yeşilli mavili Ege havası iyi gelsin diye umuyorum.

Hepimizin üzerine bahar ve huzur serpilsin en kısa zamanda…

You Might Also Like