KİŞİSEL

Güçlü Kadın Olmak Üzerine

09/04/2016

Güçlü kadın olmak - Sevgili Beyaz Kağıt

Bu aralar bir konuyu kafamda çok düşünüyorum ve yazarak bünyemden atmaya niyetliyim. 🙂

‘Kendi ayaklarının üzerinde durabilme’ ve ‘güçlü kadın olma’ halini, bu zamana kadar takıntı derecesinde önemsediğimi ve bu yüzden de kendime gereksiz bir baskı yaptığımı fark ettim yakın zamanlarda. Kafamda ilk uyanış gerçekleştikten sonra birçok hareketimi, olaylara yaklaşımlarımı, çevremdeki diğer kadınları ve onlar için bu durumun nasıl olduğunu, nasıl hissettiklerini düşündüm ve başkalarında da benzer bir halin olduğunu, hep güçlü olmaya, daha çok şeyi başarmaya, bir nevi ‘kusursuz’ olmaya uğraştığımızı fark ettim. Toplumsal, ekonomik ve sosyal ortam ve ihtiyaçların büyük ölçüde etkisi var, kabul, ama aslında en büyük baskıyı biz kendimize yapıyoruz.

Son zamanlarda gün içinde bir şey olduğunda, bir toplantıdaki duruşumu veya birine söylediğim cümleyi fark ettiğimde mesela, kafam bir anda bu konuya gider oldu ve düşündükçe fark ettim ki, hayatımın hemen hemen her alanında ‘güçlü olmak’ uğruna ne çok yanımı törpülemişim, birçok konuda duygusallıklarımı resmen sandığa kilitleyip raflara saklamışım. Bunu fark etmek bende ciddi bir uyanmaya sebep oldu ve oturup, hayatımda kendimi iteklediğim, zorladığım, daha güçlü olmaya çabaladığım tüm alanları gözümün önüne getirdim. Kariyer, okul, aile, sosyal aktiviteler gibi ana maddeleri tamamen kenara bıraktığımda bile, ilişkide en iyi düzeni yaratmaya çalışma, evimi en iyi şekilde idare etme, arabayı en iyi şekilde sürme (böylece erkek şoförlerin ağzına laf vermemeliydim), resmi ve sıkıcı işlerle en düzgün şekilde başa çıkma, alışverişte uyanık olma (kimse kazıklayamasın), zaman yönetimini en doğru şekilde yapma (her saniyem dolu geçsin), başıma gelebilecek her türlü tehlikeye karşı en iyi şekilde kendini savunabilme gibi (boks baya bir ilgi alanımdı bir ara)… Öyle çok madde var ki, saymakla bitmez. Ama siz anladınız biliyorum ve hatta şu an aklınızdan kendinizi ‘en iyi’leri yapmak için ittiğiniz şeyler geçiyor. Kim bilir ne çok örneğiniz vardır.

İşte bu şekilde, yıllardır hayatımı ‘en iyi’lerle doldurmaya çalıştığım gerçeğine uyandım, çünkü hep ‘en güçlü’ olmak gerektiğine inanıyordum. Hayatımdaki herşeyle en iyi şekilde başa çıkmalı ve beni zayıflatacak şeyleri aklıma getirmemeliydim. Duygusallığa, fazla romantizme, sıkılmaya, sabah fazladan 2 saat uyumaya, amaçsız ve plansız bir gün geçirmeye, karnım ağrıyınca planlarımı iptal edip yatmaya, bağırarak seni seviyorum demeye, korktuğumda çığlık atmaya, kalabalık içinde gözlerimin dolmasına, 5 kilo alıp kendimi öyle de sevmeye, korkularım olmasına hiç izin vermemişim. Çünkü bunlar birer zayıflık göstergesiydi ve ben hepsini alt edebilmeliydim. Bir yandan gurur duyduğum ve mutlu olduğum bir özelliğim bu, çünkü daha iyi olmayı, daha çok şey yapmayı, kendimi zorlamayı, yaşadığım her anı maksimum değerlendirmeyi ve doldurmayı, deneyimlerimi ve hayatımdaki ‘evet’lerimi artırmayı gerçekten çok seviyorum ve istiyorum. Bunu yapabilecek motivasyon ve özgüvene sahip olmak da beni keyiflendiriyor. Öte yandan, kusursuz olmaya çalışarak kendimi sıkmış ve zayıf olduğunu düşündüğüm hiçbir şeye izin vermemiş olmak beni hiç mutlu etmedi ve silkinmeme sebep oldu.

Evet, ben ve bence bütün kadınlar herşeyin üstesinden gelebilirler, herşeyi en iyi şekilde yapabilirler, en harika kariyeri yapıp en iyi şekilde çocuklarını da yetiştirebilirler. Ama kusursuz veya aşırı güçlü olmak zorunda olduğumuzu düşünmek doğru değil. Rahatlamaya, duygularımızı olduğu gibi yaşamaya, canımız isteyince çocukluk yapmaya, karnımız ağrıdı diye naz yapmaya, üzülünce ağlamaya, bazen de birinden destek istemeye ve almaya ihtiyacımız var. Kendimde en çok hayret ettiğim şeylerden biri de, sevdiklerime sımsıkı sarılmayı bile fazla duygusallık görüp yapmamışım pek bu zamana kadar (bundan sonra çok fazla sarılmayla karşılaşabilirsiniz :)). Ben bugün itibariyle kendimi bu kadar törpülememeye, sımmmsıkı sarılmaya, canımın istediğini söylemeye, iyi olmadığım yanlarımı da kabul etmeye, istersen iyileştirebileceğimi, ama bunu ‘güçlü olmak’ için değil, canım istediği için yapmaya karar verdim. Ve şimdiden daha iyi hissediyorum. 🙂

Sizin de kendinizi zorladığınız, güçlü olmak adına kendinize bile itiraf etmediğiniz yanlarınız, yapmak istemediğiniz ama kendinize baskı yaptığınız şeyler var mı? Bir düşünün, belki siz de farkındalıktan sonra daha iyi hissedersiniz. Ne She-Ra gibi güçlü olmak, ne de güçlü olmak adına kendimizi törpülemek zorunda değiliz.

Yaşasın içimizden geldiği gibi yaşamak! 🙂

You Might Also Like

  • bugunyenibirgun.blogspot.com

    Çok doğru bir noktayı fark etmişsin. hiç farkında olmadan da olduğu gibi gidebilirdi her şey senin için. bu anlamda bu bir şans hatta. tamamen haklısın mükemmel olmak zorunda değiliz. hatta zaaflarımızı kabul edebilmeli ve bu sayede etrafımızdakilerin de onları böyle kabul etmesini sağlayabilmeliyiz. hatta zaafların ya da zayıflıkların arkasına sığınıp rahatlamanın da keyfini çıkarmak lazım. görev bilinci, motivasyon, sorumluluk elbette önemli ama olabildiği noktaya kadar. olmadığı yerde zorlamanın anlamı yok. mesela bende yer yön algısı yok, yok yani ne yapayım. yanımdakilerin bana sağdan dön, soldan git demesine izin veriyorum ve yolumu yönümü hiç düşünmeden, buna fazladan kafa yormadan rahat ediyorum. çoğu zaman dalga geçiyor insanlar bu konuda, ama olsun umurumda değil. çok saçma bir örnek belki ama vaziyet bu, napalım 🙂

    • Elif Ozgecan Celik

      Kesinlikle benim için çok önemli bir farkındalık oldu. Hatta neredeyse aydınlanma gibi diyebilirim! 🙂
      Eksikler bir kusur değil, bizim özelliklerimiz. Kapamak değil, kabul etmek ve ona göre şekil vermek lazım hayatlarımıza. Teşekkürler yorumun için Burcu! ^-^

  •  sahika

    Okurken o kadar çok, evet! evet! dedim ki sayısını hatırlamıyorum 🙂 saydıkların benim de sıkça yaptığım şeyler, dolayısı ile hepimizin.. halbuki rahat olsak, hayatın tadına varsak.. Yazın benim de beynimde bir yeşil ışık yaktı. Teşekkür ederim 🙂 Sevgiler..

    • Elif Ozgecan Celik

      Kendinden birşeyler bulmana ve yanan o yeşil ışığa çok mutlu oldum! ^^
      Arada bir kendimizi silkelemek iyi oluyor 🙂