İLHAM VERENLER KİŞİSEL GELİŞİM

Hayatını Değiştirmek | Aksiyona Geçmek için 6 İpucu

03/11/2018
Hayatını değiştirmek

{Bu harika çizim Matt Carlson’a ait – orijinali için üzerine tıklayabilirsiniz.}

Çevremde sohbet ettiğim insanların belki %90’ı (belki daha bile fazlası) hayatında birşeyleri yenileme, temiz bir başlangıç yapma konusunda istekli. Yeni bir iş, şehir, hobi, rutin veya alışkanlık peşindeyiz. Birşeylerin arayışındayız ve bu arayış öyle kendiliğinden geçmiyor, yok olup uçmuyor. Rutinimizden bunalıyoruz, yaşadığımız şehrin zorluklarından bunalıyoruz, çevremizdeki toksik insanlardan bunalıyoruz, yapaylıktan, maddi sıkıntılardan, şundan bundan. Listeler uzayıp gidiyor. Peki hayatını değiştirmek mümkün mü ve ne kadar zor?

Eğer beni tanıyorsanız veya dijital mecraların birinden de olsa takip ediyorsanız, değişimi neredeyse göbek adım kadar benimsediğimi ve hayatımda yer verdiğimi biliyor olmalısınız. 😅  O kadar sık yer ve iş değiştirebiliyorum ki, çoğu kişinin kafasında kocaman soru işaretlerine neden oluyor (İtiraf edeyim, bazen ben de dahil!). Ama kafamdaki ‘master plan’ dahilinde gerçekleşiyor herşey ve bilinçli olarak, sevmediğim şeyleri çıkarmaya, sevdiklerimi ise daha çok dahil etmeye çalışıyor, hatta deyim yerindeyse ilmek ilmek dokuyorum.

HAYATINI DEĞİŞTİRMEK İÇİN FIRSATI BEKLEME, KENDİN YARAT.

Her gün ve hatta her an, yeni bir başlangıç yapmak, hayatını değiştirmek için bir fırsat. Biliyorum, harekete geçebilmek için birşeyin bizi dürtmesine veya ne yapabileceğimiz konusunda fikir veren ipuçlarına ihtiyacımız olabiliyor. Uçurumun kenarında kanatlarını açmış ama atlamaya cesaret edemeyen bir kuşu düşünün. Bazen başka bir kuşun ona ‘hadi yapabilirsin’ deyip iteklemesi, veya önden uçup cesaretlendirmesi gerekiyor.

Bugüne dek kendime uyguladığım, gözümü çok korkutmasına rağmen aldığım kararları vermemde yardımcı olan ve gerçekten değişim rüzgarını hayatıma sokan uygulamalarımı sizinle paylaşmaya başlıyorum o halde, hazır mısınız?

Yaptığınız ve yapmaya niyetli olduğunuz seçimleri değerlendirin.

Geçmişte verdiğiniz tüm kararları, hayatınızı gözden geçirin. Lise hayatınızı, üniversite seçiminizi, stajlarınızı, iş hayatına başlangıcınızı, arkadaşlıklarınızı, alışkanlıklarınızı ve tercihlerinizi hatırlayın – hatta yardımcı olacaksa, hayat hikayesi yazar gibi yazın. Herşeyi çok daha net, tek bir resimde görmenize yardımcı olacaktır. Değişime, farkında olarak ve yaptıklarımızı/yapmadıklarımızı bilerek başlamak bence güçlü bir başlangıç temeli. Şimdi sırada, bunları yaptığınızda nasıl hissettiğinizi hatırlamak var. Mesela bir arkadaşımızla artık yollarımızı ayırdığımızda bunun hayatınıza ve hislerinize etkisi nasıl oldu? Veya bir sene para biriktirip gittiğiniz 2 haftalık Çin seyahatiniz sizin üzerinde nasıl bir etki yarattı? Sonrasında farklı düşünceler, meraklar ve alışkanlıklar edindiniz mi? Yazın ve hayat hikayenizi gerçekten enine boyuna analiz edin.

Başarısızlıklarınızı kabullenin, geride bırakın ve ileriye bırakın.

Hiçbirşeyden pişmanlık duymayın. Başarısızlıklar bizi ileriye götüren tecrübeler ve klişe olmasına rağmen, esas önemli olan bunlardan ne gibi dersler çıkardığımız. Ben bir dönem, yaptığım şirket seçimleriyle ilgili kendimi resmen yedim bitirdim – bunu kendime ve kariyerime nasıl yaptım, keşke şöyle yapsaydım, hayatım ne kadar kolay olurdu, neler neler. Karşıma fırsat çıktı ve ben resmen geri tepip yanlış birşeyi yaptım diye kendime o dönemi zehir ettim. Veya kaç projeye başladım ve yarıda kaldı, neredeyse sayısını unutacağım. Ya da en son, karşıma bir fırsat çıktı diye atlayıp sonra hayatımın en büyük hatasını yaptığımı fark ettim. Oluyor işte, hepimiz insanız.  🙂

Baktığınızda hepsi bir başarısızlık – oturup her biri için saatlerce kendimi eleştirebilirim. Ancak bu hayatımda hiçbirşeyi değiştirmeyecek ve beni bir adım öteye götürmeyecek. İngilizce’de yaygınca kullanılan ‘letting go’ diye bir terim var – hatta aynı isimle bir kitabı okumaya çok yakında başlıyorum. Birşeyleri ‘bırakmak’ anlamına geliyor ve hayatın her alanında kullanılabilmesini çok seviyorum. Bir eşyayı da ‘let go’ edebilirsiniz, bir kişiyi de, bir hissi de. Ve gerçekten ileriye dönebilmemiz için bunu yapmaya ihtiyacımız var. Yüzleşmek, kabul etmek ve yolumuzu ileriye çevirmek.

Sizi üzen, zarar veren kişileri affedin, onlara odaklanmayın.

Hayatımızda bizi çok yücelten, çok iyi hissettiren kişiler olduğu gibi, zarar veren ve yıpratan kişiler de oluyor. Bizi aldatanlar, yalan söyleyenler, kazık atanlar ve ağlatanlar da hayatın bir parçası ve eminim hepimizin karşısına birden fazla defa çıkıyor. Onlara karşı içimizde bir kızgınlık ve kırgınlık olması gayet insanca. 🙂 Ama bu hisleri sonsuza dek içimizde barındırmanın bize hiiçbir faydası yok. Hayatınızda olmalarında muhakkak bir sebep vardır, ben buna tüm kalbimle inanıyorum. Benim hikayemde de inanılmaz üzen ve yıpratan kişiler oldu ve bunları yaşadığım anda bu üzüntülerin hiç geçmeyeceğini bile düşünmüştüm. Fakat hepsi geçiyor.

Kötü birşeyleri tecrübe etmek, bu hislerin her zaman kötü kalacağı anlamına gelmiyor. Veya bu insanla olan anılarınızı hep taşımak zorunda değilsiniz. Onlar geçmişte yaşandı, hayatınızda size mutlaka ki birşey öğretti (kazıklandığınızda nasıl ayağa kalkacağınızı mesela) ve artık çıktı. Bu kişileri affedin ve hayatınızdan çıkarın.

Kendinize dürüst olun. Yapmayacağınız şeyleri bilin ve yapabileceklerinize odaklanın. Bakış açınızı değişime odaklayın.

Maddeler arasında belki de en önemlisi bu olabilir. Şu anda kendinizle başbaşasınız, kendi hikayenizi ve hayallerinizi incelemeye aldınız. Hikayenizle ilgili kendinize 100% dürüst ve objektif davranın. Hikayenizi, kendinizi tanımak ve hayallerinizi geliştirmek için kullanın.

Hayal kurun, ama mantıklı olmayı da elden bırakmayın. Gerçekten yapmayacağınız veya yapamayacağınız şeyleri bilin. Hepimizin hayatında beğenelim veya beğenmeyelim bir takım limitler olabilir. Bu bir sağlık koşulu da olabilir, zevk de olabilir. Yapmayacaklarımız için vakit ayırmayıp ulaşabileceğimiz ve gerçekten istediğimiz şeylere odaklanmakta fayda var. Hayallerinizi destekleyen planlar yapın, konfor alanınızın farkına varın ve bunun dışına çıkabilecek misiniz, bunu değerlendirin. Mesela hiçbir zaman yurtdışına taşınmayı düşünmeyecekseniz, oturup bu olasılık için kafa yormayın – gerçekten çok yorucu. Hayatınızda neyi neden değiştirmek istediğinize bakın ve ona göre alternatif planlar yapın.

Herşeye değil, en önemli olanlara odaklanın.

Çok kolaylıkla düştüğümüz bir hata bence bu: Herşeyi, bütün dev değişimleri hayatımızda bir anda istemek. Sihirli bir değnek dokunmuşcasına hayatımızın her alanında farklılık, iyilik güzellik. Evet elbette olsun, herşey peri masalı tadında olsun hatta 🧚🏼‍♀️ Ama gerçekten bizim için temelde çok önemli olan konular neler? Kalabalık eden konuları 3 madde önce konuştuğumuz gibi geride bırakın, ayıklayın ve en kritik olanlara odaklanın. Bir nevi ‘minimallik’ diyebiliriz 🙂 Tüm hayalleri aynı anda elde edemeyebiliriz ama en önemlilere odaklanarak birer birer ilerleyebiliriz. Ve bunu yaptıkça, her değişim hayatımızda mutluluk seviyesini artıracağı için, diğerlerini daha kolay da halledebiliriz.

Kendinizi kimse ile kıyaslamayın.

Düşebileceğimiz ve en zararlı hata da, kendimizi başkaları ile kıyaslamak. Unutmayın, hepimizin hikayesi farklı, koşulları ve hayalleri farklı. Şahsen,  sosyal medyanın verdiği en büyük zararın bu olduğunu düşünüyorum. Başkalarının hayatlarına  burnumuzu o kadar kolaylıkla sokabiliyor, takibe alabiliyoruz ki, ister istemez önümüze binlerce hikaye seriliyor. Bilgiye bu kadar kolay ulaştığımızda ise ağzımızın suyunu akıtacak görsellere bakıp ‘ben de bu hayatı istiyorum, benim neden olmuyor’ diye (kusura bakmayın ama) saçmalayabiliyoruz. İşini bırakıp dünya turuna çıkanlar, tüm ülke maddi imkansızlıklar içinde  kıvranırken prenses gibi yaşayanlar, yemek blogu açıp bir anda trending şef olanlar gibi. Yanlış anlaşılmasın, konu bu hikayelere sahip kişileri eleştirmek kesinlikle değil (zaten hikayeler de farazi). Burada önemli olan, herkesin hikayesinin farklı oluşu ve kıyaslama fiilinin bize verebileceği dev zarar. Bu nedenle ilham, fikir almak veya kafa dağıtmak için bu platformları takip etmek gayet masumken, kıyaslama seviyesine geçmemek için bilinçli olmamız gerekiyor.

Hem unutmayın, insanlar hayatındaki olumsuzlukları sosyal medyaya dökmüyorlar. Biz hep güzel şeyleri görüyoruz 🙂

Benim için işe yarayan ve hayatımı değiştirmek istediğimde veya yeni bir yön arayışında olduğumda işimi kolaylaştıran ipuçları bunlar. Sizde durumlar nasıl? Hayatını değiştirmek gündeminizde olan bir konu mu? Hangi noktada zorlanıyorsunuz veya neler yardımcı oluyor? 

Hadi paylaşın! 👇🏻

Diğer ilham verenler yazılarına göz atmak için tık tık

You Might Also Like