KARAYİPLER TÜYOLAR & REHBERLER

Hic Cruise’a Çıkmış Mıydınız?

08/10/2014

Dugun hazirliklari ve ardindan super bir balayi tatili sebebiyle haliyle buralarda bir suredir yoktum. Tam hayal ettigim gibi, herseyiyle muhtesem, cok ama cok eglenceli bir dugun oldu; pist her saniye tiklim tikisti; dans etmeyen davetli saniyorum yoktu! Daha ne isteyebilirim? Dilerim herkesin dugunu bizimki kadar eglenceli ve rahat gecer, uzun yillar boyunca anlatip anlatip mutlu olacagimiz, yeniden yasasak diye ic gecirecegimiz bir gun oldu bizim icin.

Dugun zaten cok eglenilen bir gun o ayri, ama bir de dugune dogru o son birkac hafta da o kadar eglenceliymis ki, tum arkadaslarim da bu hisleri yasasin, herkes evlensin istiyorum bu aralar! 🙂

Dugun ve sureciyle ilgili detaylari birer birer paylasmayi umuyorum onumuzdeki gunlerde, fakat bugun balayinin bir haftasinda yaptigimiz, daha once tanidigim kimsenin yapmadigi degisik bir tatil alternatifinden bahsetmek istiyorum: Cruise.

Balayi icin yazlik bir yerlere gitmek istiyorduk, ancak aklimizdan gecen yerlerin hemen hepsinde yagmur sezonuydu. Bunun uzerine rotamizi Miami’ye cevirmistik ki, bir anda nasil aklimiza geldigini hatirlamamakla birlikte Miami limanindan hareket eden bir Dogu Karayipler cruise turunu da tatil planina ekledik.

Hayatimizda ilk kez cruise’a cikan iki amator olarak, cruise dunyasinin detaylari ve tuyolarina hakim degildik, ancak cok keyifli ve farkli bir tecrube oldu bizim icin. Gemi kendi basina bir kasaba boyutunda insani barindiran, devasal bir yapi. 3000’e yakin yolcu, 1100 kadar da murettabata sahip (her geminin ebati degisiyordur) ve tum haftayi bu insanlarla geciriyorsunuz. Haftanin sonunda simalar artik tanidik hale geliyor, kimileriyle ahbap bile olmus olabilirsiniz. Yapacak aktiviteler sayisiz, dolayisiyla aktivite eksikliginden sikilmak bence mumkun degil. Casino’sundan, signature dining restoranlarina, acik bufeleri, fast food’culari, diskosu, barlari, tiyatro sahnesi, dukkanlari, film alanlari, havuzlari ve hatta su kaydiragina kadar her turlu alan mevcut. 7 gunluk bir cruise’da biz 4 farkli limanda durduk ve hayatimda gordugum en guzel yerlerin bazilarini bu gezide gordum (ki cok farkli sehirler gezme sansim olmustu). Guzel olan, hic duymadiginiz ve  belki isteseniz de gidemeyeceginiz yerlere gidebiliyorsunuz gemiyle. Kimi adalar Turkiye’ye o kadar uzak ve alakasiz ki insanin aklina gelmez, kimilerininse havalimanlari bile yok! Acik okyanustasiniz, muhtesem manzaralar goruyorsunuz. Akil almaz gunbatimlari, bulutlar, adalar, ay manzaralari ve bazen firtinalara sahit oluyorsunuz.

Ote yandan, eger gemilerin sallanma hissinden cok rahatsizlik duyuyorsaniz (cruise’larda stabilizorler oldugu icin sallanma cok miminum, saniyorum biz 2 defa biraz fazla hissettik), gece okyanusta olmaktan korkuyorsaniz (ben korkuyordum aslinda ama korkulacak birsey olmadigini her aksam Baris’in koluna yapisip balkondan disariyi izleyerek alistira alistira anladim) ve kalabalik insan gruplariyla ayni ortamda olmaktan keyif almiyorsaniz cruise size gore degil. Cruise alternatifini dusunurken bu konulari dusunmek cok kritik, zira gemiye bindikten sonra ‘beni sarmadi bu, en yakin durakta indiriver kaptan’, diyebileceginiz bir durum yok. 🙂

Bir gun gidecek olursaniz kesinlikle balkonlu bir odaniz olmasini oneririm. Anlatmak istedigim cok fazla sey var, ancak yazi yeterince uzun oldugu icin burada kessem iyi olacak bence. Daha detayli sorulariniz olursa her zaman cevaplamaya calisirim.

Gitmek cok guzeldi, ama donmus olmak da oldukca guzel…

 


You Might Also Like