ŞEHİR HAYATI

Istanbul Sendromuna Cozum: Sahil

19/04/2015
Istanbul’da yasamak cok zor. Dunyadaki pek cok sehre kiyaslanacak olsa, insani en cok yoran yerler listesinde basi cekecegine bahse girerim. Kalabaligi ve trafigi mi dersiniz, is-sosyal hayat dengesini alt ust eden temposu mu, yoksa pahaliligi mi… Neresinden tutmaya calissam sinifta kaliyor! 
Evet, kopruleri var, pek guzel, pek degisik. Dunyada iki kitayi birlestiren baska sehir de yok, tamam. Moda’si, Bebek’i, Tarabya’si, Hisar’i, Galata Kulesi, deniz sefasi yapmak icin vapurlari var. Mis gibi semtleri, restoranlari, insani kendine ceken sahilleri, kokusu ve manzalari var. Super. Super de, nufusun cogunlugunu olusturan calisan kesimi icindeyseniz, Istanbul’un sefasini surmek bir yana, ancak iskencesini cekiyorsunuz. “Istanbul’dan baska yerde yasamayi dusunemem, dunyanin en guzel yeri burasi”, diyenler, ne pahasina olursa olsun savunanlari var. Direk soyleyeyim, cok yaniliyorsunuz! 🙂
Dunyada oyle inanilmaz yerler var ki, Istanbul onlarin yaninda copluk kalir. 
Istanbul’u sikayet etmeye gerek yok, hersey ortada zaten. Burada yasamayi su veya bu sebeple de tercih etmissek, geriye sehrin ‘hack’lerini ogrenmek kaliyor! Nedir bu ‘sehir hack‘leri diyecek olursaniz, karmasanin icinde hayati kolaylastiran/guzellestiren tuyolar diyebilirim. Gizli sakli kalmis super bir nokta da olabilir bu, ya da trafigi elimine etmeyi saglayan saat veya guzergahlar da, ulasimi ucuza getirmenin yollari da.

Benim icin Istanbul’un ‘hack’lerinin basinda, bu sehri dayanilir kilan, kalitesiz hayattan bunaldigimda beni telkin eden, tazeleyen  ve yaraticiligimi tetikleyen guzellik, Bostanci-Caddebostan Sahili’dir!


Anadolu Yakasi’nda, isimden cok cok uzakta yasiyorum. Her gun 3 saat yol gidiyorum ve kafayi yiyorum, ama ote yandan kendimi sansli hissediyorum, cunku Bostanci’ya yakin oturuyorum(trafik yoksa 10 dakika). Ve Istanbul’da en sevdigim hat olan Bostanci-Caddebostan sahil seridine bu kadar kolay ulasabilmek ciddi anlamda buyuk bir sans.


Yaklasik 6 KM’lik o hat, haftanin tum stresini kafamdan alip atiyor, trafiginden ve gurultusunden uzaklastiriyor. Kulagimda, enerjimi her adimda artiran muzigim, arkadan hafiften gelen dalgalarin ugultusu ve martilarin civiltilariyla baska bir yere isinlaniyorum adeta.


Bana gore, spor yapan insanlar mutludur ve etraflarina da super bir enerji sacarlar. Sahilde yururken veya kosarken, cevremdeki insanlarin yuzlerindeki enerji ve duruslarindaki ozguven, ayna gibi bana da geciyor ve terapiye gitmis gibi ben de daha mutlu ve rahatlamis donuyorum eve.


Eger yalniz yurumekten sikiliyorsaniz, yaniniza bir arkadasinizi, sevgilinizi, ya da annenizi/babanizi da alabilirsiniz. Sahilde gecireceginiz sure, bolunmeden sohbet edebilmek icin de super bir firsat bence.  Bazi aksamlar Baris’la sahile gittigimizde, evde gecirdigimiz birkac saatlik sureye bedel, kaliteli sohbet edebiliyoruz, cunku evdeki gibi televizyon, bilgisayar veya telefonla bolunmuyoruz.


Sahile duzenli gittikce, tanidik yuzler, hatta tanidik kediler ve kopeklere rastlayacaksiniz. Bir sure sonra bakmissiniz merhabalasiyorsunuz veya durup kedilerle oynuyorsunuz. Hayatinizda adeta yeni bir sosyal cevre olacak!


Tum bunlara ek, tempolu yuruyus kilo vermek isteyenler icin (mesela ben!) en ideal ve tavsiye edilen egzersizlerin basinda geliyor! Hem fiziksel, hem zihinsel olarak kendiniz icin muthis birsey yapiyorsunuz yani! Unutmayin, gunde 10.000 adim!

Ayrica, uslu bir cocuk olursaniz, dunyanin en sevimli hayvanlarindan olan yunuslari bile gorebilirsiniz! Sahile gitmek icin daha ne duruyorsunuz!?

You Might Also Like