İSTANBUL

İstanbul’dan Kaçamaklar: Kefken ve Pembe Kayalar

01/02/2016

Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi

Uzun zamandır seyahate gidemiyoruz, bir de yepyeni başlangıç olacak bir haftaya başlıyoruz, en azından şehirden biraz uzaklaşsak istiyorduk Barış’la. Bazen birkaç saatliğine bile olsa temiz hava almak, mevcut ortamdan çıkmak tahmin ettiğimizden çok daha iyi geliyor. Bir de yolda olmanın hazzı var ki, sırf o duygu için nereye olduğunu bile bilmeden yola çıkılır – hissedenler anlayacaktır eminim.  Bir yere, bir keşfe doğru gitmek, fotoğraflayabileceğim, hafızama yerleştirebileceğim, bana farklı şeyler hissettirecek yerler görmenin heyecanı başka birşey. Geçtiğimiz günlerde günübirlik hızlı bir kaçışla, epey zaman önce duyduğum ama hakkında neredeyse hiç bilgim olmayan Kefken-Kerpe tarafına yola çıktık. Barış’ın yıllar önce gidişinden dolayı bildiği Pembe Kayalar’ı yolda giderken öğrendim, bir yandan da daha önce kimseden duymadığım için değişik geldi. İstanbul’a bu kadar yakın olup nasıl bilinmezdi? Kefken’e doğru giderken önce Kapri Koyu’nda duraklayıp manzaranın keyfini çıkardık, çokca fotoğraflar çektik ve hatta havanın soğuğuna rağmen birileri ayaklarını denize bile soktu! 🙂 Ufak ama fazlasıyla bakir, pırıl pırıl bir suyu olan ve iki tarafı da kayalıklarla çevrili olduğu için dalga almayan bir koy.

Ardından gittiğimiz ve Cebeci tarafında olan Pembe Kayalar ise, ‘Amerika’da olsak neredeyse Grand Canyon gibi pazarlanabilirdi’ diyebileceğim türden çok güzel ve sıradışı bir yer. İnsan yapımı gibi görünen, adeta bir havuzu andıran ve tamamen doğal olan kayalıklarmış. Çok ilginç bir jeolojik yapısı olan kayalar suyun içinden yumuşak çıkıyor, yukarısına doğru sertleşiyormuş. Hatta ‘Bu özelliği sayesinde de Osmanlı döneminde insan gücüyle dikdörtgenler şeklinde kesilerek İstanbul’a getirilmiş. Sultanahmet Camii’nde ve başka camilerde, ayrıca Anadoluhisarı’nın yapımında kullanılmış.’(*) Müthiş bir manzara, denize karşı oturup hayran olunası, fotoğraf çekimleri yapılası bir yer bana kalırsa. İstanbul’a bu kadar yakın olup, bu kadar az bilinmesine hayret ettim ve üzüldüm. Öte yandan da şaşırmadım, çünkü biz ne zaman coğrafyamızın, kendi ülkemizin kıymetini biliyor ve dünyaya mal edecek şekilde merak uyandırıp pazarlayabiliyoruz ki? Polis radyosundan tüm alana yayın yaparak mangal yapan bir çift ve bira içen bir çift dışında kimsecikler veya herhangi bir tesis yoktu. Ama siz de gidin, görün, anlatın, şehirden daraldığınızda biraz nefes alın derim.

Hava kapalı olduğu için fotoğraflarımız biraz kasvetli görünebilir, yine de çok keyifliydi! Umarım siz de beğenirsiniz ve yorum bırakırsınız. Önereceğiniz tüm haftasonu kaçamaklarını ve doğa keşiflerini duymayı isterim 🙂

Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi

Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisiKefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisiKefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisiKefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisiKefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisiKefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi Kefken Pembe Kayalar Kacamagi - haftasonu gezisi

İstanbul’a yakın diğer rotalarla ilgili yazılara da göz atmak isteyebilirsiniz:

Sapanca’da Yesile Doymak

Istanbul’da Haftasonu Kacamaklari: Yoros

Polonezköy’de Haftasonu

You Might Also Like