KİŞİSEL GELİŞİM MONTREAL

Kanada’da Üniversiteye Gitmek ve Montreal

19/04/2016

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

Hayatımda çok büyük etkisi olan bir dönemi nasıl olur da bloguma yazmam diye kendi kendime çok söylenmeme rağmen yazmayı niye bu kadar erteledim, inanın bilmiyorum. Hatta bir ara Ayşegül’e de ‘hadi ortak bir Kanada rehberi yapalım’ deyip onu da ertelemişim, çok ayıp bana. Bugün vakit bulmuşken bu yazıyı toparlamaya karar verdim, zira Kanada göçmenliğinin ve Kanada’da üniversiteye gitmenin ne kadar merak edilen ve özellikle Türkler arasında popüler konular olduğunu gayet iyi biliyorum (hele bu dönemde, öyle değil mi?:)).

O halde girişi çok uzatmadan direk yazıya başlıyorum, zira anlatacak çok şey var!

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

Kanada’ya üniversite gitmek nereden çıktı?

Yabancı bir lisede okuyordum ve üniversite için tercihim daha lise birinci sınıf itibarıyla yurtdışına gitmekti. Bunun ne demek olduğunu, nasıl bir hazırlık süreci ve duygusal zorlukları beraberinde getireceğini ancak gideceğim zaman anladım, o ayrı. Ama yurtdışına gitmek her zaman kafamdaydı, hatta en büyük odağımdı. Tercihim Amerika ve Kanada üniversiteleri arasındaydı ve ülke ve şehrin ötesinde, okulların gitmek istediğim bölümlerde ne kadar iyi olduğunu araştırarak, dünya sıralamalarındaki yerlerini ve öğrenciler için imkanlarını okuyarak başvurularımı yaptım.

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

Başvuru süreci ve kayıt

Türkiye’dekinden farklı olarak, puanınızın yettiği yere kontenjana göre girmiyorsunuz; okumak istediğiniz bölüm dolayısıyla seçtiğiniz üniversitelere tek tek yaptığınız başvurularınız değerlendirildikten sonra kabul oluyor ve kayıt aşamasına geçiyorsunuz. Bu araştırma ve başvuru süreci çok önemli ve meşakkatli bir süreç. Okulları gerçekten iyi araştırmalısınız ve okulun ismini ikinci plana koyup, istediğiniz bölümlerdeki derecelerine göre değerlendirmelisiniz. Benim McGill’ı seçme sebebim, kendi bölümüm için en iyi okullardan biri olmasıydı. Okul ve bölüm konusunda kafanızda birşeyler netleştikten sonra kayıt ücretleri devreye giriyor ve haliyle, yurtdışında okumanın beraberinde getirdiği ciddi bir masraf var. Amerika üniversitelerine kıyasla Kanada epey daha uygun. Benim gittiğim sene (2006), McGill’ın yıllık ücretleri Türkiye’deki özel üniversitelerle aynı civardaydı (Koç, Sabancı, Bilkent’le kıyaslamıştım). Bu arada akademik başarı, spor gibi güçlü yanlarınız varsa burs başvurusu yapabiliyorsunuz.

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

Gidiş vakti geldiğinde

En duygusal ve kafa karıştırıcı zamanlar işte bu dönem. Onca yıl çalışmıştım, kararlıydım, kafamdaki tek opsiyon gitmekti ve listemin en başındaki okula kabul olmuştum, ancak gitmeye birkaç ay kala nasıl yapacağım sorusu kafamdan çıkmaz olmuştu. Ailemden, arkadaşlarımdan, büyüdüğüm şehirden, odamdan nasıl ayrılacak ve tanıdığım tek bir kişi bile olmayan bir şehre taşınacaktım? Üstelik dünyanın öbür ucunda! Epey gözyaşı dolu bir taşınma süreci geçirdiğimi itiraf etmeliyim, ancak en yakın arkadaşım Ayşegül’ün benimle birlikte McGill’a geliyor oluşu ve ailelerimizin bizi yerleştirmek için ilk haftamızda yanımızda olacak olması çok büyük bir rahatlama oldu. Üniversite ve profesyonel hayat konusunda oldukça mantıkçı davranan ve düşünen bir insan olarak çok sarsılmış olmam belki çok beklenmezdi, ancak psikolojik olarak taşınma ve aileden ayrılma durumuna karşı kendimi çok kasmıştım ve yeni hayatıma alışmak gayet zor oldu başlarda. Şimdi düşünüyorum da, çok da anormal bir durum değil; neticede 18 yaşında hala bir çocuk gibi oluyorsun. 20 küsür yaşlarında yurtdışına gitmekle, Avrupa’ya gitmekle, turist olarak gezmekle aynı şey kesinlikle değil, bunu bir yere yazın. 🙂

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

Yerleşme, araştırma, oryantasyon

Kanada’da bildiğim kadarıyla (en azından sonradan değişmediyse) ilk sene yurtta kalmak zorunlu, ki gayet mantıklı bir kural bana kalırsa. ‘Yurtta rahat edemem ben, kendi evim kendi tuvaletim olsun’, derseniz baştan söyleyeyim, yalnız kalırsınız. İlk sene yurt zorunluluğu, adaptasyonu kolaylaştırmayı, arkadaş edinmenizi, sosyalleşip partilere gitmeyi, okuldaki sosyal klüplerden, etkinliklerden, partilerden haberdar olmayı sağlıyor aslında. Kendi evini toplamaya geçmeden önce kendi odanı toparlama sorumluluğunu kazandırıyor. Herkesi seveceksiniz diye bir kural yok, ama çok eğleneceğiniz yurt arkadaşlarınız olacağına eminim. Fazla sosyalleşip dersleri sallamamazlık etmeyin yeter. Dersler başlamadan önceki hafta oryantasyon haftası. Şu anda bana çok saçma ve çılgın gelen eğlenceler oluyor genelde, ama 18 yaşındakilere öyle gelmediğine eminim! 🙂 Katılın, ortamı tanıyın, kalabalıkla birlikte şehri görün.

Bu arada, 10 yıl öncesine göre şu anda herşey çok farklı, gideceğiniz şehri, okulu, herşeyi önceden internetten iyice araştırabilirsiniz ve hatta atlamayın, araştırın. Temel birçok bilgiyi okuyun ve kaydedin. Biz giderken, internette öyle yüzlerce blog falan yoktu; bilgi çağında değildik henüz. Daha önce giden tanıdık varsa onlara telefon edip (cep değil ev telefonundan) bir çay veya kahve için buluşuyor, kendi deneyimlerini ve tavsiyelerini dinliyorduk. Cidden yaşlanmış hissettim, aman tanrım!

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

Şehir nasıl?

Okul ile ilgili daha fazla detaya girmeyip, biraz da şehirle ilgili ve Montreal’de öğrencilikle ilgili notlar yazmak istiyorum. Montreal, öncelikle çok güvenli olmasıyla öne çıkan ve tüm çılgınlıklara rağmen gözünüz arkada kalmayacak türden bir şehir. Gecenin 4’ünde Ayşegül’le yalnız yürüdüğümüz de olmuştur, evimizin kapısını açık bırakıp çamaşırhaneye gittiğimiz de. Genel olarak çok güvenli bir şehir, ama daha da güvenli hissetmek isteyene, okulun ‘walk safe’ gibi bir uygulaması var. Bu hotline’a telefon edip yürüyeceğiniz yolda birinin size eşlik etmesini rica edebiliyorsunuz (tabii ki ücretsiz).

Yeme-İçme

Şehirde inanılmaz çok restoran, kafe ve bar var ve dünyadaki her mutfağı bulmanız mümkün. Hatta yıllar önce şöyle birşey okumuştum: yılın her günü her öğünü farklı bir yerde yiyebileceğinizden daha çok restoran varmış. Aynı zamanda çok güzel festivaller, konserler ve etkinlikler var. Öğrenciler için fiyatların makul olması çok önemli oluyor, dolayısıyla ona bir açıklık getireyim: çok fazla ücretsiz aktivite de oluyor. Sinema gösterimleri, kültürel klüplerin şenlikleri, yemekleri ve dahası.

Nüfus

Tam bir öğrenci şehri. Şehirde 4’ten fazla çok büyük üniversite var ve özellikle kent merkezindeki nüfusun büyük çoğunluğu öğrenci. Dünyanın dört bir yanından bir araya gelen çok renkli bir nüfusu var ve çok fazla dil duyacak, çok renkli insanlarla tanışacaksınız. Eyaletteki iki resmi dil olan Fransızca ve İngilizce’ye ek olarak bolca İspanyolca, Hintçe, Arapça, Çince de kulağınıza gelecek ve eğer dillere merakınız varsa kendinizi çok kolaylıkla geliştirebilirsiniz. 6 dil bilen bir evsizle tanışmıştık bir keresinde; 3 dil biliyorum demeye utanmıştım! 🙂

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

İklim

Sonbaharına, sıcak zamanlarına aşık olsam da, Montreal çok soğuk bir şehir! Kış mevsimi gerçekten uzun sürüyor ve zor geçiyor, burada ününün hakkını vermek lazım. Gittiğimiz ilk aylarda D vitamini takviyesi almamız önerilmişti hep, zira güneş yoksunluğundan vitamin değeriniz düşebilirmiş (benim hiç düşmedi ve takviye almadım, ama güneşe çok hasret kaldım. Bu arada komik bir bilgi: Kanada’da D vitaminim hiç azalmamışken Türkiye’de son birkaç yıldır hep düşüyor.). Aslında problem güneş eksikliği değil, kış da olsa çok güneşli günler oluyor. Ama kışları inanılmaz keskin bir rüzgar olabiliyor ve Ocak sonu-Şubat ayı boyunca -30’lara ve bazen daha da düşük derecelere kadar inebiliyor hava sıcaklığı. Nefes aldığımda burnumdaki tüylerin donduğunu biliyorum ve soğuktan lanet ettiğimi. Ama insan herşeye alışıyor 🙂

Aralık-Nisan arası büyük coğunlukla kar var, ancak hayat hiç durmuyor, çünkü bu durum kabul edilmiş ve hayat bunun etrafında kurulmuş. Şehirde yer altı tünelleri, bağlantıları ve metro sistemi müthiş ve hava bu kadar soğuk olduğunda dışarıda gezmenizi minimuma indirmek için bilimum yöntemler var. Kimse kar yağdığında bizdeki gibi afet ilan edip evlerine kapanmıyor, panik yapmıyor. Güneş kadar kar yağması da doğal çünkü 🙂 Ve yeniden başta dediğim gibi, soğuk hava tüm yıl boyunca yok. Hava güzel olduğunda, muhteşem, ışıldayan bir şehir. Fotoğraf çekmelere doyamadığım, ilkbaharda yeşilliklere koştuğum ve hayran olduğum bir yer Montreal.

Kanadada Ogrencilik ve Montreale Dair - Sevgili Beyaz Kagit

Son olarak, öğrencilik için mükemmel, kış mevsimiyle barışıksanız yaşamak için de harika bir şehir. Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan ve en büyük şanslarımdan biriydi McGill’da okumak. Gitme fırsatı olan herkesin de gitmesini ve yurtdışında okumasını şiddetle öneriyorum. Ben kendi kardeşimin gitmesi için yıllardır kafasına işliyorum, tanıdığım ve bana fikir danışan herkesi de bu şekilde yönlendiriyorum. Kendi çocuklarım için de ileride aynı imkanları yaratabilmeyi diliyorum ve üstün bir çaba sarfedeceğimi biliyorum. Kanada veya diğer ülkelerde üniversite tecrübesi, insanın ufkunu bambaşka bir boyuta taşıyan bir deneyim.

Umuyorum bu notlar, aklında gitmekle ilgili sorusu olanlar veya çocuklarını göndermeyi düşünen aileler için yardımcı olur! İlerleyen günlerde Montreal’de yaşam ve turist rehberi tadında farklı yazılar da hazırlayabilirim, takipte kalmak için mailınızı bırakabilir, Facebook, Twitter veya Instagram‘dan takip edebilirsiniz.

You Might Also Like

  • bugunyenibirgun.blogspot.com

    yüksek lisans için yurt dışında bir okula gitmek epey yaygınken, sen lisans için gitmişsin. yani daha erken bir yaşta daha tecrübesizken hayatta… gerçekten büyük cesaret en azından o yaş için. ama sana kazandırdığı artılar da yadsınamaz sanıyorum…bugün sahip olduğun karakterin ve yaşam şeklinin eminim büyük bir kısmını bu tecrübeye borçlusundur… 🙂

    • Elif Ozgecan Celik

      Cevap vereli günler olmuştu ama şimdi fark ettim ki cevabım hiç yayınlanmamış :S
      Aynen dediğin gibi, beni ben yapan birçok özelliğimi orada kazandım. İnsan yalnız olduğunda esas ayaklarının üstünde durmaya başlıyor bence. Kesinlikle erken bir yaş ve ailem bu kadar yönlendirmese son dakikada cayabilirmişim gibi hissediyorum, ama iyi ki bu şekilde oldu ^^Teşekkür ederim yorumun için!