TÜYOLAR & REHBERLER

Küçük Bütçeyle Seyahat Tüyoları

07/10/2015

Küçük Bütçeyle Seyahat Tüyoları - Sevgili Beyaz Kağıt

2015’i mümkün olduğunca seyahatlerle, özellikle de yurtdışı destinasyonlarıyla dolu dolu geçirmeye, bolca fotoğraflamaya çalıştık ve biz ne kadar seyahat ettiysek, o kadar soru aldık: ‘’Nasıl bu kadar çok gezmeye bütçe ayırabiliyorsunuz?’’  Cevabı hem basit, hem zor, çünkü biz İstanbul’da artık trafik faktöründen dolayı çok dışarı çıkmaz olduk, bu da haftasonlarımızı İstanbul dışında geçirmek için hem bir motivasyon oluyor, hem de aslında bütçe yaratıyor.

Geçenlerde yaptığımız kaba bir hesapla, İstanbul’da dışarı çıkmak, günlük kişi başı 100-200 TL arasına denk geliyor yaklaşık. Veya sadece yanında alkol alacağınız orta/güzel bir restorandaki iki kişilik yemek minimum 200 TL tutuyor. Yani indirim kampanyalarından Avrupa’ya alacağınız bir biletle aynı değerde! Çok fazla değil mi sizce de?! Şimdi rakamları böyle görünce eminim aklınızdan geçiriyorsunuzdur neden daha çok seyahat edip farklı yerlerde harcamayı tercih ettiğimizi. Bir de tabii boşa giden onca vakit var… Evimizden çıkıp Avrupa Yakası’na geçmeye çalışana kadar çoğu zaman Avrupa’da bir şehrin yolunu yarılamış oluyoruz!

Ülkemizdeki pasaport fiyatlarını, çıkış masrafları, vize masrafları ve kur farkını hesaba katınca, Türkiye’de yaşayıp TL kazanan birinin yurtdışına seyahat etmesi ciddi bir zorluk. Olaya 1-0 yenik başlıyoruz ve farkındayız, ama aşamayız diye birşey yok. Herkesin kendince pek çok tüyosu olduğuna eminim. Bizim de kendimizce seyahatlerimiz doğrultusunda geliştirdiğimiz ve biriktirdiğimiz püf noktalar ve sonraki seyahat planları için takip ettiğimiz bir mini rehberimiz var.

Gelen soruları topluca yanıtlamayı umarak seyahat tüyolarımızı paylaşıyorum!

Küçük Bütçeyle Seyahat Tüyoları - Sevgili Beyaz Kağıt

Sezon dışı dönemleri es geçmeyin.

Mesela Kos’a gittiğimizde fırtınaya denk gelmeseydik, aslında gayet denize girilebilecek bir hava oluyormuş ve sezon dışı olduğu için çok da süper olan 5 yıldızlı bir otelde neredeyse hostel fiyatına kaldık. Kasım ayında da Roma’ya gitme planımız var ve yine sezon dışı. Biraz üşüyeceğiz biliyorum, ama Roma’nın her türlü büyüleyici olacağına da eminim.

dubai

Kalacak yer konusunda yalnızca otellere bağımlı kalmayın.

Hostelleri ve ev kiralama opsiyonlarını da düşünün, zira bir şehri gezip görmeye gidiyorsanız ve tüm günü dışarıda geçiriyorsanız otelinizin çok lüks olmasına ihtiyacınız yok. Biz AirBnBHotwire veBooking.com kullanıyoruz. Bu arada bir otelde bulduğunuz fiyatı mutlaka cross-check yapın, farklı sitelerden de kontrol edin. Bazen baktığınız otel kendi websayfasında bir kampanya yapmış olabiliyor, o yüzden kalacak yer araştırmasını sağlam yapın. (Mesela yukarıdaki fotoğraf, Dubai’nin en güzel yerlerinden biri olan JBR’daki Murjan Towers’da, Airbnb’den ayarladığımız odanın manzarası – şaka gibi bir fiyata dehşet bir yer bulmuştuk!)

Küçük Bütçeyle Seyahat Tüyoları - Sevgili Beyaz Kağıt

Her şehirde bir defa ‘fine dining’ yapıp en çok gitmek istediğiniz restoranı deneyin.

Yurtdışına gittiniz diye her öğünü ‘instagram’lık cici bici restoranlarda yemeyin, aksi takdirde tüm yılın seyahat bütçesini bir tatilde harmanız bile olası!  Her şehir için bir tane gerçekten gitmek istediğimiz restoran seçiyoruz ve kelli felli bir keyif yemeği için buraya gidiyoruz. Bütçe genişse, her akşam da gidin tabii, ama şimdi ‘küçük bütçeyle nasıl yaparız’ı konuşuyoruz  Eğer otelde kalıyorsak kahvaltısı olmasını tercih ediyoruz, çok pratik ve uygun oluyor. Uyanıp kahvaltıyı yapıp enerjik bir şekilde sokakları keşfetmeye başlıyoruz. Dışarıda bir yerde kahvaltı ettiğimizde genelde oteldekinin birkaç katı fiyatına çıkıyoruz bu arada. Bunların dışındaki öğünler içinse, çok şıkır şıkır olmayan, turistlerden ziyade lokallerin yemek için tercih ettikleri yerleri araştırıp onlara gitmek daha çok hoşumuza gidiyor. Mesela Amsterdam’da Surinam mutfağı olan ufacık bir restoran bulup öğle yemeğinde gittik. O minnacık yer, tripadvisor’da ve Foursquare’de müthiş yorumlar almış ve gayet uygun bir yer çıktı mesela. Gittiğimiz şehirlerdeki saklı hazineleri keşfetmek çok daha keyif veriyor.

Küçük Bütçeyle Seyahat Tüyoları - Sevgili Beyaz Kağıt

‘City Pass’leri araştırın, seyahat programınıza en çok uyanı alın.

Gitmeden önce ziyaret etmek istediğiniz müze, tarihi ve turistik yerleri araştırıp belirledikten sonra, ayrı ayrı giriş fiyatlarını not edin. Daha sonra ise bunların hepsine tek kartla giriş sağlayan City Pass gibi kartların kapsamlarına ve fiyatlarına bakın. Genelde daha uygun olmakla birlikte, eğer çok müze gezmeyi tercih etmeyenlerdenseniz gerek duymayabilirsiniz. Veya sizin görmek istediğiniz yerler City Pass kapsamında değilse de avantajlı olmayabilir. Ancak mesela Amsterdam’da ve Roma’da çok faydasını gördüğümüzü hatırlıyorum. Kesinlikle bakmaya değer, bazen ciddi avantajlı olabiliyor.

Küçük Bütçeyle Seyahat Tüyoları - Sevgili Beyaz Kağıt

Toplu taşıma kartlarını İstanbulkart gibi profesyonel kullanın.

Özellikle Avrupa’da toplum taşıma öyle rahat ki, taksiye veya araç kiralamaya hiç ihtiyaç duyulmuyor. Bu yüzden gitmeden önce mutlaka şehrin toplum taşıma ağlarını internetten inceliyoruz ve kalacağımız yer ve gezmek istediğimiz yerlere toplum taşımayla ulaşabiliyor muyuz, bakıyoruz. Eğer öyleyse, ihtiyacımız olan gün kadar, genelde 3 günlük gittiğimiz için 3 günlük bir toplu taşıma pass’i alıyoruz ve böylelikle ciddi bir avantaja geçiyoruz.

Untitled3

Şehir etkinlik kuponlarına göz atmaktan zarar gelmez!

Nasıl ki bazen ŞehirFırsatı gibi kampanya sitelerinden çok uygun fiyata harika şehir etkinlikleri, macera aktiviteleri veya yemek kuponları yakalayabiliyoruz, yurtdışında da pek çok yerde benzer bir sistem geçerli. Yapmak istediğiniz sıradışı bir aktivite varsa belki bu sitelerde rastlayabilirsiniz, kimbilir. Mesela Barış Dubai’ye giderken Safari biletini böyle bir siteden alıp kayıt yaptırdı ve neredeyse yarı yarıya fiyatla çöl safarisi ve atv sürüşü yaptı.

Küçük Bütçeyle Seyahat Tüyoları - Sevgili Beyaz Kağıt

Seyahatten dönerken eşe, dosta, konu komşuya hediye getirmek şart değil.

Hediye almak, vermek, her türlüsü çok güzel şey! Ancak her gittiğiniz yerden, tanıdığınız herkese birşeyler getirmek gibi bir mottonuz olursa direk batarsınız, benden söylemesi.  Magnet, minik aksesuarlar gibi ufak tefek birkaç şey almakta bir sakınca yok tabii ki. Hem taşıması kolay, hem de nispeten bütçenizi daha az sarsar. 3-5 Euro’nun lafını yapıyor diye düşünmeyin, sık sık seyahate gidiyorsanız ve Euro 3,5’sa o zaman su birikir göl olur! Bir bakmışsınız herkese magnet alayım derken servet harcamışsınız. Mesela geçen sene İsveç’ten dönerken magnet baktığımda tanesi 40 TL’ye gelenler bile vardı, o kadar söyleyeyim. 10 tane almayı planladığınızı düşünün, yeter.  Buna yetişemiyorsanız bol bol fotoğraf, kartpostal, anı, notlar, vs de güzel şeyler.

İyi seyahatler!

You Might Also Like