KARİYER KİŞİSEL GELİŞİM

Sevdiğiniz İşi Bulmanın Yolu Sevmediğiniz Bir İşte Çalışmak [Bir Süreliğine]

08/05/2017

Sevdiğiniz İşi Bulmanın Yolu

Sevdiğiniz işi bulmanın yolu nedir, ya da sevilecek iş var mıdır? Bence cevabı kişinin bakış açısına göre değişir; ama ben bir insanın işini sevmeden tam anlamıyla mutlu olabileceğine inanmıyorum. Hayatımızın o kadar büyük bir kısmı iş ile geçiyor ki, işimizi sevmediğimiz takdirde hayatımızın da o kadar büyük kısmını harcamış oluyoruz. Buna rağmen, çevrenizdeki insanların büyük çoğunluğundan işiyle mutlu olmadığına dair bir takım yorumlar duyduğunuza eminim. Bazen finansal kaygılar, bazen konfor alanımızdan çıkmak istemediğimiz, bazense toplumsal şartlamaları kafamızdan çıkaramadığımız için sevmeyerek ve istemeyerek bir yerlerde işlerimize devam ediyoruz. Peki sevmediğiniz bir işte çalışmak illa kötü müdür? 🙂 Bence değil.

Sevmediğiniz bir işte çalışmak, size neyi hayatınızdan çıkarmaya hazır olduğunuzu ve neyi sevdiğinizi anlamak için bir yol gösterici olabilir. 

Geriye dönüp baktığımda, beni belki de kariyerimde ve hayatımda en ileriye götüren şey, ilk iki kurumsal işimdi. Arz ederim’lerin havada uçuştuğu, ‘meeting set edelim‘ gibi ne idüğü belirsiz jargonların çok havalı sayıldığı, birşey bilmeyenlerin herşeyi biliyormuş gibi davranmasının normal olduğu ve çok basit bir projenin hayata geçebilmesi için yüzlerce hiyerarşik basamaktan ve prosedürden geçtiği bir dünyaya gözlerimi açan tecrübelerim olmasaydı, hiçbir zaman neyi kesinlikle istemediğimi anlamayabilirdim. 🙂 Bana bunu gösterdiği ve ileriye bakmamı sağladığı için bu tecrübelerime şükran duyduğumu çok net bir şekilde söyleyebilirim. Bazen, gerçekten sıkışıp kaçma ihtiyacını hissetmeden kanatlarımızı açmayabiliyoruz. Bu yüzden biraz düşündüğünüzde, fark edeceksiniz ki,

sevdiğiniz işi bulmanın yolu, belki de sevmediğiniz bir işte çalışmak.

Neyi sevdiğinizi ve sevmediğinizi çok net ayırt edebiliyorsunuz.

Buna az önce de değindim ve çok aşikar olduğunun farkındayım, ama o kadar önemli ki, tekrar vurgulamaya ihtiyaç var. Birçok insan, hayatı ile ne yapmak istediğine karar veremeden bir ömür geçiriyor. ‘Şu nasıl olur, bunu sever miyim, denesem mi’, diyerek harcanan yıllardan sonra bir de bakıyorlar, artık birşeyi denemeye cesaretleri veya enerjileri yok. Belki de bu yüzden kararsızlığı sevmiyorum ve gri alanlar bana göre değil. Hayattaki en değerli şeyimiz zamanken, sevdiğimiz şeyleri kovalamadan geçen günlere çok üzülüyorum.

Sevmediğiniz bir işi bırakmaya niyetlenirken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, amacın o işten kaçmak değil, sevdiğiniz işe ulaşmak olması. ‘Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak‘ diye bir deyiş var biliyorsunuz ve eminim daha önce bunu doğrulayacak tecrübeler yaşamışsınızdır. İş yerinizde mutlu olduğunuz zaman ve aktivitelere odaklanmaya çalışın. İlginizi neler çekiyor? Hangi alanlar veya becerilerle ilgilenmek sizi mutlu ediyor? Bunlardan bir anlam çıkarmaya, neleri hayatınızda kesinlikle istemediğinize eleme yöntemiyle karar vermeye çalışabilirsiniz.

Becerilerinizi geliştirirsiniz.

Her ne kadar ilginç olsa da, işinizi çok sevdiğinizde, kendinizi geliştirmek konusunda bir körlük yaşamanız olasıdır. Herşey yolundadır, siz de durumdan memnunsunuzdur. Dolayısıyla değişimi tetiklemek, sınırları zorlamak konusunda zihninizi daha az yorarsınız. Öte yandan, birşeyi sevmediğiniz ve ilgilenmediğinizde, zihniniz kendini meşgul etmek için otomatik olarak başka konulara kayar. Mevcut durumun içinden nasıl çıkabileceğinize kafa yorarsınız. Hatta bazen de o zihnimizin dalıp gittiği anlar, en yaratıcı olduğumuz, kafamızdan saniyede 100 farklı konunun akıp geçtiği anlar olur.

Bu yaratıcılığı, işinize farklı bir perspektifle bakmak için kullanmaya ne dersiniz? Farklı alanlarda becerileriniz olsaydı nasıl çözerdiniz? Veya mevcut işinizi değiştirmek ve daha çok ilginizi çekecek işler için ne gibi beceriler edinmeniz gerektiğine kafa yormak işinize yaramaz mıydı? Benim en yaratıcı fikirlerim, en mutsuz olduğum, en özgürleşme ihtiyacı hissettiğim anlarda çıkmıştı. 🙂

Başkalarının tecrübelerinden öğrenirsiniz.

İşinizi veya iş yerinizi sevmemeniz, hiç birşey öğrenemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Aksine, muhtemelen sizi çok daraltan işyerinizde, sizin için çok çok değerli olacak bilgi ve tecrübelere sahip birçok kişi vardır. Bunları tespit edip odaklanmak, size hayat boyu ‘kulağınıza küpe olacak’ bilgiler olarak dönebilir.

Kurumsal bir şirkette çalışıyor ve kendi girişiminizin hayalini mi kuruyorsunuz? Kimsenin sizi anlamadığını da düşünüyor olabilirsiniz. Belki jenerasyon farkı da vardır. Peki ofisteki yıllarca tecrübesi olan kişilerin hikayelerini, motivasyonlarını ve yeni iş kollarına bakışını dinleyip ilham almaya ne dersiniz? Siz onların işlerini beğenseniz de beğenmeseniz de, iş hayatındaki tecrübelerinin önemi yadsınamaz. Benim en çok hoşuma giden hikayelerden bazıları insanların kariyer hikayeleri. Nasıl ve neden yaptıkları işi yapıyorlar, başka girişimleri oldu mu, neden olmadı, neler öğrendiler? Satın alamayacağınız en değerli şeylerden birisi başkalarının bilgileri ve deneyimleri. Öğreneceğiniz bazı tüyolar size yıllarca deneyime bedel kazanımlar sağlayabilir.

Olumsuz iş tecrübelerinin, mutlu olduğunuz bir hayatı tasarlamanın ilk adımı olduğuna inanıyorum.

Neyi sevmediğinizi net olarak bilmek, sevdiklerinizi tespit etmek için çok büyük bir şans. Bu nedenle, böyle bir tecrübeden çıkarılabilecek tüm dersleri çıkarmaya bakmak işinize fazlasıyla yarayacaktır. Bu üç nedenden başka daha pek çok sebep sayabileceğimize eminim. Sizin tecrübeleriniz neler? Sevmediğiniz işleri fırsata çevirip farklı seçenekler yaratabileceğinizi düşünüyor musunuz?

You Might Also Like