ALIŞVERİŞ

Turkiye’de Ikinci El Pazarinin Sacmaligi

31/10/2014
Sahip oldugunuz ama artik kullanmak istemediginiz, hediye gelen ama begenmediginiz, yenilediginiz veya sadece paraya ihtiyaciniz oldugu icin satmak istediginiz bir takim esyalariniz muhakkak olmustur. Kimi zaman yeniledigimiz mobilyalar, elektronik esyalarimiz, kimi zaman da cok daha kucuk olcekte, bedeni uymayan veya sevmedigimiz giysi, ayakkabi gibi seyler olabiliyor bunlar. Evinize herseyi istifleyemeyeceginize gore, ya birilerine vereceksiniz ya satacakcaksiniz, oyle degil mi? Peki kime ve daha da onemlisi, NASIL?


Kanada’da yasarken, evdeki en ufak oyuncaga, kitaba kadar bile internete ilan koyup (cogunlukla Craigslist veya universitenin kendi ikinci el forumu) ya satiyordum, ya da bedavaya verecek de olsam ilan cikiyordum, gelip birileri aliyordu. Benim artik kullanmayacagim seylerin baskasinin isine yaradigini bilmek oldukca guzel bir his, yaninda kazandiginiz para da cabasi. Boylelikle hicbirsey cop degerine dusmuyor, el degistiriyor ve degerleniyor.

Bizde ise, ikinci el urunu kullanmak genelde toplumumuzca cok itici ve banel bulunan, ‘baskasinin kirli malini mi alicam iyyy igrenc’ yaklasimiyla karsilasilan bir durum (elektronik bir nebze bunun disinda – sifir urunlerin fiyatlari ulkemizde astronomik oldugu icin buyuk olasilikla). Oncelikle, bunu anlamiyorum. Baskasinin kullandigi ama artik ihtiyaci olmayan bir kitapligi almakta hicbir zarar gormuyorum ornegin. Veya yok fiyatina alinan bir cantayi, mutfak esyasini, oyuncagi, hatta ve hatta kitabi. 
Peki, hadi bu algiyi yiktik diyelim. Aliciyi var kabul ettik, hali hazirda da bekliyor ve arayis icerisinde. Bizde ikinci el bir urun satmak istediginizde oyle sacma sapan kisilerle muhattap olmak zorunda kaliyorsunuz ki, bu sefer de saticiya caymak icin birsuru sebep cikiyor. “X, Y, Z’yle takas yapar misin?”, “Afrika’daki ogluma gondermek istiyorum tum ucreti paypal’den yatiricam”, “Acil yaz”, gibi abuk ubuk maillar ve tacizler. Takas yapacak olsam ‘takas yapilir’ yazarim, degil mi? Bir anda ihtiyacimin ne oldugunu bilmeksizin telefonuma karsilik ps3 set almayi onermeye gerek yok mesela. 
Tuhaf alici kitlesinden sonra, satis kanallarina da deginecek olursam, basta Sahibinden, Gittigidiyor, Craigslist ve bilimum diger irili ufakli satis siteleri geliyor aklima. Craigslist Turkiye’de malesef cok az kullaniliyor, kullananlar ise agirlikli olarak cinsel icerikli teklifleri icin kullaniyor gordugum ve duyduygum kadariyla. Digerlerinde ise ya komisyon (hizmet bedeli odemeli metot) uygulamali, ya da Allah’a emanet satis yapabiliyorsunuz. Kargoyu gonderirken es zamanli olarak alicinin da parayi yatirdigina emin olmak icin on takla atiyorsunuz, veya tam tersi durumda parayi gonderip ‘urunu alabilecek miyim acaba’ diye evde dovunup duruyorsunuz. Insanliga guven konusunda kafa patlatiyor, felsefi dusuncelere daliyor, parayi/urunu gorene kadar korkmus bir kedi gibi geziniyorsunuz etrafta. Birsey satmak veya almak bu kadar zor olmamali, gercekten. Hem kanallarin guvenilirligi, hem de alici/saticilarla ilgili guvensizlik hat safhada ve dolayisiyla zaten ikinci el alisverise soguk olan bir toplum, bu sekilde iyice soguyor. Bunun ne kadar buyuk bir deger kaybi oldugundan bahsetmeme bile gerek yok. 
Peki soruyorum: biz Kanada’dan veya Amerika’dan daha mi zenginiz ki aldigimiz esyalari sokaga veya cope atalim veya bedavadan kapi onune koyalim?

You Might Also Like