KİŞİSEL GELİŞİM

Tutkumuzu Bulmak Üzerine

16/11/2015

Montreal - Sonbahar - Kanada - Tutkularımız

Bir işi tutkuyla ve inanarak yapan biriyle, zorunluluktan yapan biri arasındaki fark öyle büyük ki. Ve iki kişinin iş sonuçları arasındaki, mutlulukları ve hayattan aldıkları keyif arasındaki fark da aynı şekilde devasal. Buna rağmen, belki de her zamankinden daha fazla, yaptığımız işleri bir takım mecburiyetlerden, veya birisi bize ‘bu iş iyi, yapmalısın’ dediği için yapıyoruz. Gün boyu, işimizden ayrılıp başka yapabileceğimiz şeylerin hayallerini kuruyoruz ve hayallerini gerçekleştiren kişilerin hikayelerini okuyunca kocaman bir iç geçiriyoruz. Haksız mıyım? Hayattaki amacımızı bulmak üzerine Amazon’da 152.000’den fazla kitap olduğuna inanabiliyor musunuz mesela? Ne kadar çok okunma ihtiyacı duyuluyor olmalı ki, bu kadar yayın var konuyla ilgili. Okuduğum bir araştırmada, insanların sadece %20’sinin işini severek yaptığına dair bir istatistik vardı. Bana kalırsa, Türkiye’de bu daha da düşük bir orandır, zira ülkemizde o kadar fazla konu o kadar sıkıntılı ki, dengeleri korumak, elimizde olanı kaybetmemek, geleneksel olarak önümüze çizilen yollardan gitmek daha güvenli geliyor; hayal kurmayı dahi hayal edemiyoruz. Cesaret kırıcı faktörler gerçekten çok, ama bu imkansız demek değil. Sadece daha zor.

Yurtdışından örneklere baktığımda, şaka olabilecek kadar enteresan gelen hikayeler var. ‘Hayatlarını nasıl böyle kazanabilirler, ben de yapabilir miyim acaba‘, diye insanın içinde onlarca soru uyandıran kişiler.

Mesela bu hafta Çağrı sayesinde Casey Neistat diye bir adamdan haberdar oldum, birkaç videosunu izledim ve hala bir kişinin hayatını bu şekilde kazanabilmesine hayret içindeyim (İzleyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız). Sonra bu sabah, başka bir adamın, ‘mutlu evliliğin sırları’ konulu bir yazısına denk geldim. Yazarı kim diye baktığımda, Minnesota’da, evlere ekmek götüren bir teslimatçı olduğu hayatını sıfırlayıp Hawaii’ye taşındıktan sonra, dünyanın dört bir yanında ‘motivational speaker’ olarak işler alan ve hayatını yazarak kazanan bir kişiye dönüşmesini okudum. Ve Türkiye’de de böyle hikayelerin olmasını ne kadar çok istediğimi fark ettim. Ne istediğimizi bilmemiz, tutkularımızı keşfetmemiz ve kendimizi tanımamız belki de hayatımızda yapacağımız en önemli şey.

Kendime de defalarca sorduğum bir soru oldu tüm bunların üstüne:

Neyi yapmaktan vazgeçmek istemem? Neyi gerçekten tutkuyla yapıyorum? 

Ben sanırım cevabımı buldum. Çok detaylı da düşünmedim; ilk akla gelen her zaman en doğru yanıttır biliyorsunuz! Şimdi bir plan lazım

Tutkularınızı keşfedip onlara sımsıkı tutunarak kalın!

You Might Also Like