ANTALYA

Yaşasın Sezon Dışı Tatil: Antalya

04/10/2016

Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt

Eylül ayının bir akşamında tam uyumadan önce son dakika hamlesiyle biletini aldığımız ve arkadaşlarımızı ziyarete gitmeyi planladığımız Antalya seyahati geçtiğimiz haftasonuydu. Perşembe akşamından gidip Cuma’yı Antalya’dan çalışarak (uzaktan çalışmak harika bişey olabiliyor, evet 🙂 ) geçirip, Cuma akşam itibarıyla da daha önce büyük tatil köyleri haricinde görmediğimiz bu güzel Güney şehrimizi gezmeyi planlamıştık. Cuma günü arkadaşlarımızın yaşadığı üzücü bir olay yüzünden onların Çorum’a gitmesi gerekince hepimizin canı fazlasıyla sıkıldı, ancak bizim elimizden birşey gelmeyince de programa Barış’la devam etmeye karar verdik. Cuma gecesi benim aniden hastalanmam ve hatta Cumartesi gününü de ateşler içinde geçirmem planlara dahil değildi tabii! Arka arkaya gelen talihsiz durumlara rağmen, Cumartesi ve Pazar Adrasan, Olympos ve Phaselis koylarına ve Düden Şelale’sine gittik ve yaz sezonunu tam anlamıyla kapattık diyebilirim! Bu arada iki tane Düden varmış, biz şehir merkezine yakın olanı seçtik.

En son lisedeyken gittiğim ve hayal meyal hatırladığım Olympos dışındaki koyları ben de bilmiyordum, ancak Adrasan ve Phaselis’e tam anlamıyla aşık olduk! Antalya’nın doğru mevsimi gerçekten Eylül-Ekim arası; herkes tatillerini bitirip şehirlerine döndükten sonra o koyların tadını çıkarmak inanılmazdı. Sanırım bundan sonra yurtiçi deniz tatillerimizi sezon kapandıktan sonra ayarlayacağız! 🙂

Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz KağıtAntalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz KağıtAntalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt

İdeal Sahil: Sezon Dışında Adrasan

Cumartesi sabahı Adrasan’a gittiğimizde sahilde birkaç kişiden fazlası yoktu. Otopark problemi diye birşey yoktu, otopark ücreti diye de. Şezlong parası almak için peşimizden koşturan veya zorla birşey satmaya çalışan birileri de. Canımızın istediği yere park edip istediğimiz şezlongu seçip karşılığında tek kelimeyle MÜKEMMEL bir denize girmek gerçekten benim için yaz tatilinin tanımı sanırım! Hiçbir beach’e, özel tesise bu özgürlüğü ve keyfi değişmem! Üstelik hoşlanmadığımız bir müziği dinlemek zorunda olmamak da pastanın üstündeki vişne tadında! Deniz tamamen kum ve inanılmaz berrak, yemyeşil renkte, çünkü koyun yanı ve arkası kocaman çam ağaçlarıyla kaplı. Çakıl değil de kum olan denizi sevenlere not olsun 🙂

Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz KağıtAntalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt

Muhteşem Bir Deneyim: Antik Kent Phaselis’te Denize Girmek

Olympos’a uğradığımız sırada ben çok hasta olduğum için ve orada biraz yürümemiz gerekeceği için arabayla girip ayrıldık ne yazık ki, ama sonra hiç unutmayacağımız Phaselis Antik Kent’ine geçtik. Girişi 20 TL olan bu ören yeri, şekli itibarıyla minik bir yarımada ve dolayısıyla birçok yanından denize girilebiliyor. Cumartesi günü ben tam anlamıyla tadını çıkaramadığım için ve daha fazla zaman geçirebilmek için buraya Pazar günü ikinci kez gittik! Arabanızı park ettikten sonra antik kentin kalıntıları arasından yürüyerek ve çam kokusunun tadını çıkararak gezebilir ve bahsettiğim bu koylara ulaşabilirsiniz. Sezon dışı ve haftaiçi gitme şansınız olursa muhtemelen ıssız bir adaya düşmüş ve hayatın anlamını bulmuş gibi hissedebilirsiniz. Sıradışı güzellikte bir yer, kesinlikle fotoğraflar hakkını veremiyor. Bir tesis olmadığı için şezlong veya şemsiye beklemeyin. Havlunuzu çakıl taşlarının üzerine serip güneşten kaçmak için ağaçların gölgesinden faydalanabilirsiniz. Eğer tüm günü geçirecekseniz yanınızda yiyecek/içecek birşeyler, sandalye, kitap gibi şeyler alabilirsiniz. Bu arada ben normalde kayaların arasından kesinlikle denize giremez, delice korkardım, ancak Phaselis’teki bir koyda (hepsi böyle değil, sadece çakıl taşı ve kum olan kısımlar da var) hayatımda ilk defa girdim ve hatta denizin altına bakma fobisi olan biri olarak ilk kez gözlükle girdim! Dünya için küçücük ama benim için çok önemli birşey olduğu için buraya yazmak istedim! Antik şehrin kalıntıları arasında ve o cam gibi denizdeki çeşit çeşit balıklarla beraber yüzmek (yani onları görerek) gerçekten hayatımdaki en güzel deneyimlerden biriydi. Sanırım adım adım dalışa hazırlanıyorum, hissediyor musunuz?! 🙂

Böyle bir yerde denize girebildiğimiz için ne kadar şanslı hissettiğimizi size anlatamam. Hem Barış ve ben özelinde, hem de Türk halkı olarak böyle bir cennete (ve daha nicesine) sahip olduğumuz için. Gerçekten dünyada eşi benzeri olmayan öyle güzel koylarımız, plajlarımız var ki, her keşfimde hayran oluyorum. Instagram’a da bu yorumu yazmıştım, yine yazacağım: dünyaca ünlenmiş Bahamalar’da, Phuket’te ve Hawaii’de bile böyle güzel denizler yok, inanın bana. Değerini bilmemiz lazım, kesin bilgi, yayalım! 🙂

Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz KağıtAntalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz KağıtAntalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt Antalya Kaçamağı - Adrasan Koyu ve Phaselis Antik Kenti - Sevgili Beyaz Kağıt

Düden Şelalesi

Şelaleleri her zaman çok ilgi çekici ve güzel buluyorum, o yüzden küçük veya büyük ayırmadan  ziyaret etmek çok hoşuma gidiyor! Düden Şelalesi oldukça ufak bir şelale (belki de bizim gittiğimiz Düden öyledir), ama her halükarda görmeye değer. Yazın en sıcak gününde bile yakınına gittiğinizde yaydığı serinlik, etrafında yarattığı doğanın güzelliği ve suyun gürül gürül akma sesi sanırım ayrı bir huzur veriyor. Yalnızca 3 TL’lik giriş ücreti olan parka girdiğinizde hem şelaleyi görebiliyorsunuz, hem de pek çok yere konulmuş piknik masalarında dilerseniz birşeyler atıştırabiliyor, doğanın tadını çıkarabiliyorsunuz. Şehrin ortasında böyle bir vahaya sahip olduğu için Antalyalı’lara imrenmedik değil! 🙂

Tüm talihsizliklere rağmen, bu sene yaz aylarında denize doyamadığımız için ekstra 2 gün denize girmek, geçen haftalarda montla gezdiğimiz İstanbul’dan birkaç günlüğüne şort-terliğe geçiş yapmak ve güneyin güneşinin tadını çıkarmak müthiş iyi geldi. Önümüzdeki ay itibarıyla ise artık deniz tatili değil ama bizi inanılmaz heyecanlandıran birkaç plan var!

Umarım fotoğrafları beğenirsiniz! Videoyu ise en yakın zamanda hazırlayıp ekleyeceğim!

Videoyla ilgili haberdar olmak için Youtube kanalıma abone olabilirsiniz!

Diğer yurtiçi gezilerine ait yazılara göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz