KARİYER KİŞİSEL GELİŞİM

Yurtdışına Taşınmak – Taşınmalı Mı?

16/10/2018

Toronto'da yaşam

Yurtdışına taşınmakla ilgili Google’da arama yaptığınızda karşınıza yüzlerce farklı kaynaktan yazılar çıkıyor. Taşınma rehberleri, taşınırken dikkat edilecekler, ülkelerin vize/iltica süreçlerini anlatanlar, ‘yurtdışına nasıl çıkarım’ diye isyan edenler, neler neler. Son birkaç yılın en popüler konularından biri. Hatta kime sorsanız en azından bir defa değerlendirmiş, opsiyonlarına bakmış oluyor.

Göç istatistikleri

TÜİK yakın zamanda göç istatistikleri yayınladı, son rakamlara göre Türkiye’den göç edenlerin sayısı son yılda %42,5 artmış – rakam inanılmaz. Ne kadar çok kişi alternatif bir hayat ve imkan arayışında. Henüz gitmemiş olanlar arasında gitmeyi düşünenlere bakılsaydı, bu rakam da muhtemelen dehşet verici olurdu diye tahmin ediyorum. Hatta tahminin ötesinde, Göçmen Anneler’in Göç Yolları Araştırması‘na göre, ‘Potansiyel Göçmenlerin yarısından çoğunun (%55) planı önümüzdeki 1 yıl içinde taşınmak. Her 10 kişiden 3’ü ise 2-4 yıl gibi yakın gelecekte taşınma planı yapıyor.’ Yine araştırmaya göre, en çok değerlendirilen ülkeler arasında listeyi Kanada ve Amerika çekiyor.

Bu kadar gündemde, bu kadar merak ve umutla araştırılan bir konu olduğu için ben de kendi perspektifimden ve aslında biraz da farklı bir pencereden bakmak istiyorum yurtdışına taşınma konusuna. Çok yakın tarihte Kanada’ya ‘nitelikli göçmen’  statüsünde geldik ve şu an yeni bir hayat kurma arifesindeyiz.

Yurtdışına taşınma serüvenim

Bu benim yurtdışına ilk taşınmam değil – çocukluğumda ailemle beraber Amerika’ya taşınmamızla başlayan taşınma serüvenleri hayatım boyunca devam etti; son yıllarda da hızlanan bir arayış ve hareket yaşadık. Bali, Bodrum, Amerika derken, sonunda temelli olduğunu planlayarak Kanada’ya, Toronto’ya yerleştik. İlk hafta izlenimlerimizi şurada, taşınmanın hissettirdiklerini ise şurada paylaşmıştım. Zaman zaman da Toronto’dan yazılara, adaptasyon sürecinden notlara devam edeceğim. Hatta  ilgileniyorsanız, instagram’da biraz daha düzenli paylaşıyorum.

Öte yandan, ‘yurdtışına nasıl taşınılır’, ‘iş vizesi nasıl alınır’, ‘nasıl göçmenlik başvurusu yapılır’, ‘niye Kanada/Amerika/Avrupa’ konulu yazılar pek benim tarzım değil – içinde prosedür varsa inanılmaz sıkılıyorum. Bu konularda da kimi zaman sosyal medyadan sorular geliyor, ama inanın hiiiiiç benim alanım değil. Konuşmaktan da, prosedür düşünmekten de içimi fenalıklar basıyor ve çok da anlamıyorum. Ben daha ziyade alternatifleri değerlendirmek, iyisini kötüsünü tartmak, araştırmalar yapıp mantıklı yön çizmek konusunda aktifim. 🙂 Prosedür, dokümantasyon, dikkat verme işini bir bilene bırakıyorum.

Bu yazıda ise, aslında çokça kafa yorduğum, çevremde pek çok kişiyle tartıştığım, ‘yurtdışına taşınmalı mı’ konusunu biraz açmak istiyorum. Çoğu kişide bir ‘gitme’ gayreti var, ama aslında taşınmanın beraberinde getirdiği iyi ve kötü tüm yanları bilmiyoruz gibi hissediyorum. Ta ki, planlar gerçek olup taşınana dek! Başımıza ne zaman geliyor, o zaman şoku yaşıyoruz!

‘Doğru bir karar mıydı acaba!?’

Kararımızdan şüphe etme anı geliyor. 🙂 E hadi o zaman enine boyuna konuşmaya başlayalım…

Yurtdışına taşınmalı mı?

Herşeyden önce, ‘neden taşınmak istiyorum’ sorusuyla başlamak lazım. Mevcut durumunuzda memnun olmadığınız, değiştirmek istediğiniz şeyler neler? İşiniz mi, eviniz mi, yaşam tarzınız mı, çocuğunuzun eğitim sistemi mi, geliriniz mi? Benim gözlemim, Türkiye’de çoğu kişinin değişiklik arayışının temel nedeni yaşam kalitesi ve yeni bir ülkede sahip olunacağı düşünülen özgürlükler. Peki yaşam kalitesinin bileşenleri neler? İş, gelir, sosyal yaşantınıza ve hobilerinize ayırabildiğiniz imkanlarınız, ulaşım, eğitim, ruhsal-fiziksel sağlık ve güvenlik. Bunların gerçekten hangilerinde somut bir fark olacağını iyice tartmak lazım. Taşındığınız yerde hangi koşullar iyileşecek, sizi tatmin edecek mi? Varsayımlar ve dijital platformlarda paylaşılan süslü anlar tüm gerçekliği yansıtmadığı için, herşeyden önce araştırmanızı çok daha detaylı yapmayı ve beklentilerinizi gerçekçi bir şekilde oluşturmayı öneririm.

Yurtdışında iş bulmak

Yurtdışında iş bulur muyum?

Yeni bir ülkeye taşındığınızda, mevcut işinizle benzer seviyede ve gelir düzeyinde bir işiniz olabilecek mi? Ne kadar sürede ve ne şartlarda olabilecek? Türkiye’deki diploma ve iş tecrübelerinin yurtdışında daha az önemsendiğini daha önce bir yerlerde okumuş olabilirsiniz. Herkes ve her meslek dalı için geçerli olmayabilir, ancak bu argüman %90 durumlar için geçerli. Birçok ülke (Kanada bunlardan birisi), yabancı şirketlerde deneyiminiz olmasını veya yurtdışında (tercihen yerleşmeyi düşündüğünüz ülkede) eğitim almış olmanızı çok ciddi bir kriter olarak koyuyor. Örneğin Kanada’da ‘Canadian Experience’ diye bir kavram var. Kanada deneyimine sahip olmadan göçmenlik başvurunuz kabul edilebilir, ancak iş hayatına girmeye çalıştığınızda aranan bir kriter olduğunu görüyorsunuz. Tıpkı üniversiteyi yeni bitiren mezunlardan ‘en az 2-3 yıl sektör tecrübesi’ isteyen şirketlere benzetiyorum ben bu durumu. Komik ve zorlayıcı.

Başta değindiğim gibi, her meslek grubu için farklı durumlar geçerli olabilir – bazı alanlarda ülkelerin çok daha fazla ihtiyacı olabiliyor, başka alanlardaysa hiç açık olmayabiliyor. Veya teknikten ziyade, daha sosyal bilgi ve deneyimler gerektiriyor ve siz henüz bu konuda tecrübeli olmamış oluyorsunuz. Örneğin Türkiye’de 10 yıl IT sektöründe işe alım yöneticiliği yapmış olabilir, vefakat Kanada’da tecrübenizin karşılığı olan bir iş fırsatı yakalayamayabilirsiniz. Sebebi çok kısaca, Kanada’daki IT sektörünü ve buradaki çalışan profilini yeterince tanımıyor oluşunuz olabilir.

Bu durumlar gözetildiğinde, beklentilerinizi yönetmek ve değiştirmek durumunda kalabilir, belki bir süre hiç düşünmediğiniz birşeyler yapmak zorunda kalabilirsiniz. Türkiye’de avukat olup burada emlakçı olabilir, ODTÜ’den psikoloji yüksek lisansını takiben bir kafede çalışabilir, alanınızda yöneticilik yaparken uzman olabilirsiniz. Veya bunların hiçbiri olmayıp aynen kaldığınız yerden devam da edebilirsiniz. Felaket tellalı olmak gibi bir niyetim yok ve böyle olacak diye bir kural da yok – ancak olasılıkların farkında olmak lazım. 🙂

Yurdtışına taşınmalı mı

Herşeyi kendiniz halletmeye hazır mısınız?

Benim alışkın olmama rağmen hala bazen en zorlandığım konulardan bir tanesi muhtemelen bu. 18 yaşımdan beri çoğu konuda başımın çaresine bakmayı öğrendim – ev tutmak, mobilya almak, monte etmek, yerleştirmek, temizlemek, çamaşır yıkamak, ütü yapmak, faturaları yatırmak, yemek yapmak, yemek için düzenli alışveriş yapmak gibi. Hayatın içindeki rutin aktivitelerin bütünü. 21 yaşımdan bu yana da para kazanmak ve yönetmek gibi finansal anlamdaki ihtiyaçların hepsini üstlenmiş durumdayım. Kimilerine geç, kimilerine ise çok erken gelecek bir yaş olabilir bu. Fakat konu şu ki, eğer bugüne dek bunları yapmadıysanız, yurtdışına adım attığınız andan itibaren kendi başınıza olduğunuzu bilmeniz lazım.

Gittiğiniz yerin sistemini anlamak, tüm ihtiyaçları halletmek ve düzen oturtmak size kalmış. Kimse gelip de rehber gibi yol göstermiyor, siz araştırarak ve deneyerek öğreniyorsunuz. Her ne kadar alışkın olsam da, benim için, Türkiye’de ailem ve çevremdeki herkesten yardım isteyebildikten sonra burada bu dayanışmadan yoksun olmak zor geliyor örneğin. Evle ilgili bir tadilat ihtiyacı olunca da, temizlik yapılması gerektiğinde de kolları sıvıyoruz. Gülcan Abla’mız gelip evimizi pırıl pırıl edip kıyafetlerimizi ütüleyip dolabımıza asmıyor; biz yapıyoruz. 🙂 ‘Gider orada da bulurum’ diye düşünüyor olabilirsiniz – fakat emin olun Türkiye’deki fiyatlar ve temizlik anlayışıyla yapılmıyor – burada evinizi temizletmek lüks bir aktivite. Yoksa biz ister miyiz her Pazar ev temizliği yapıp saatlerce çamaşırla uğraşmayı! 😅 Tadilat/tesisat gibi konularda ise birisine işiniz düştüyse yandınız resmen. En pahalı hizmetler arasında – hadi şimdi elektrikçiyi çağırıp avizeleri taktırın bakalım 50 liraya. Ben diyeyim 500 dolar, siz deyin 600!

Bunları söylemekteki amacım göz korkutmak değil, daha ziyada gerçekleri paylaşmak. Çünkü yurtdışına taşınma konusu düşünülürken pek akla gelmeyen, yaşayınca dumura uğranan olaylar bunlar. Gerçekten herşeyi üstlenmeye hazır mısınız?

 

Ne kadar duygusalsınız, ne kadar mantıklı?

Bu soruyu birisi bana sorsa, birkaç ay önce göz devirebilirdim. Mantığım bana birşeyi mutlaka yapmamı, fırsatı değerlendirmemi söylüyorsa yapmaya meğilliyim. Bir olayı her boyutuyla değerlendirip , artı-eksi analizlerini yapıp rotayı ona göre çiziyorum. Gel gelelim bu mevzu yeni bir ülkede yeni bir hayat kurmak olduğunda, herşey önce çok mantıklı görünse de, duygular bir noktada geliyor, sinsi sinsi içine yerleşiveriyor. 🙂

İkide birde dürtüyor, sana anılarını, sevdiklerini anımsatıyor. Bir de bakıyorsun kendini ‘ay şimdi sabah annemlere kahvaltıya gitmek ne güzel olurdu’, derken buluyorsun. Bir sabah SİMİİİİT diye uyanıyorsun. Ya da Çengelköy’de boğaz havasını, Kuğulu Park’ta çay içmeyi özlüyorsun. Havalar soğuyunca ‘şimdi sokakta kestaneciler çıkmıştır’ diye geçiriyorsun içinden. Gittiğin yere niye gittiğini çok iyi bilmene rağmen, kalbinin hafif sızısını ve özlem duygunu da bastıramıyorsun. Aklının bir köşesinde hep, ‘Türkiye’de X, Y, Z olmasa ne güzel ülkemiz var bizim’ düşüncesi var. Bunu kimse anlatmıyor dimi ‘yurtdışına nasıl taşınılır’ yazılarında? 🙂

Bunu paylaşmamdaki amaç, ‘duygusallıktan bitap düşeceksiniz, hasretten eriyeceksiniz’ değil. Sadece, gerçekten ne kadar duygusal olduğunuzu iyi değerlendirip, uzakta olmaya, sürekli özlemeye ne kadar alışabileceğinizi ve benimseyebileceğinizi iyi tartmak gerekiyor. Kimi kişiler için bu öyle zor ki, gittikleri yerde çok mutsuz olmalarına sebep olabiliyor. Özetle, bunu yaşayacağınızı bilerek düşündüğünüzde yine de gitmek istiyor musunuz, sebepleriniz daha ağır basıyor mu, buna karar verin.

 

Herşey beklentilerde bitiyor

Sonuç olarak şuna varmak istiyorum: yurtdışına taşınmak, sadece yeni mekanlar keşfetmek, yeni insanlar/kültürler tanımak, yeni bir ev, süslü instagram anları, döviz kazanıp tatilde Türkiye’de zengin hissetmek ve tasasız yaşamaktan ibaret değil. Bunca ‘yurtdışına taşınmalı mı’ araştırması yapılırken, taşınmanın her yönüyle değerlendirilmesi ve süslenmiş hayallerin yanı sıra gerçeklerin de görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Önemli olan, bu kararın sizin için uygun olup olmadığı ve sizin beklentilerinizle ne kadar örtüştüğü. Eğer beklentileriniz farklıysa, dünyanın en güzel yerine de gitseniz memnun olmayabilirsiniz. Ama başka kimsenin mutlu olmadığı yer de sizi çok mutlu ediyor olabilir. 🙂

Umarım bu notlar yurtdışına taşınmayı düşünenlere ışık tutar ve farklı perspektiflerden de bakmayı sağlar.

Toronto’dan sevgiler ❤️


Also published on Medium.

You Might Also Like