KANADA'DA YAŞAM

Yurtdışında Noel Dönemi vs. Türkiye’de Bayramlar

22/12/2018

2018’in bitmesine yalnızca 10 gün, Batı ülkelerinde çok büyük önem taşıyan Noel’e ise yalnızca 4 gün kaldı. Bu sene Toronto’da olduğumuz için, Aralık ayının başından itibaren girilen ve ‘holiday season’ olarak anılan çok keyifli dönemi sonuna kadar yaşıyoruz. Jingle Bells‘ler, All I Want for Christmas Is You‘lar, dillerden düşmüyor, her girdiğiniz mağaza, kafe, banka, ofiste çalan Noel müzikleri ve süslemeleriyle o ruha kapılıp gidiyoruz. Eğer bu ayı burada geçirmeden bana sorsaydınız, buradaki holiday season ruhunu size anlatırken en çok bu yüzeysel şeyleri sayardım. Bolca şarkı, ışık, süs ve hediye.

Yurtdışında Noel = bizde Bayram

Fakat bu sene gördüm ki, burada bu dönem ve Noel ruhu, bu müziklerin ve süslerin çok daha ötesinde. İşin doğrusu, çok etkilendiğimi söylemem gerek. Yurtdışında Noel dönemi ve Türkiye’deki bayramları kıyaslamamak elde değil. Burası için Noel ne ise, mantıken Türkiye için de Ramazan ve Kurban Bayram’ının aynı anlama gelmesi gerekiyor. İşin garibi, bundan fersah fersah uzaktayız. Türkiye’de bayram demek, henüz bir sonraki yıl gelmeden Google’a 2019 Resmi Tatiller diye arama yapıp kaç gün tatil, kaç gün izin kullanabilirim diye bakıp mümkün olan en uzun tatil boşluğunu kapatmak ve derhal bir tatil planı yapmak. Bunu yapanları suçladığımdan söylemiyorum, zira benim de bu şekilde tatil planladığım oldu (zaten hemen hemen hiç iznim olmadığı için hep bu şekilde tatile gidebiliyordum). Sadece, bizde artık bayramın ifade ettiği şeyin bu olduğunu söylüyorum. ‘Bu bayramda da bir yere gidemedim yine İstanbul’da/Ankara’da kaldım’, cümlesini duymayan var mıdır bilmiyorum. Bunda kim suçlu, neden böyle oldu, önceden nasıldı, gibi konularla çok ilgilenmiyorum. Ben sadece sizlerle gözlemlerimi paylaşmak ve burada çok hoşuma giden bazı güzellikleri anlatmak istiyorum.

Verme/bağışlama/mutlu etme odağı

Noel kutlamayan bizler, Noel’i ağırlıklı olarak ‘yeni yıl ruhu’nu besleyen ışıklar, süslü çam ağaçları, cici müzikler ve göz alıcı hediye paketleri olarak düşünüyoruz. Bunları bir kenara koyalım şimdi. Aralık ayı boyunca, burada en hoşuma giden şey şu oldu: her kurum (küçüğünden büyüğüne), kendileri dışında birilerini mutlu etme odaklı kampanyalar yaptı. Kimisi süsledikleri ağaçların yanına, bağışlanmak üzere oyuncak veya gıda kutuları koydu (ikinci el ürünleri değil, sıfır, başkaları için alınmış hediyelerden bahsediyorum), kimisi bağış kampanyaları yaptı, kimisi ise hediyeler dağıttı. Çocuklar için aktiviteler düzenlendi, göçmen çocuklar için Noel Baba’yla ücretsiz fotoğraf çekimleri yapıldı.

Evimize yakın, haftalık gıda alışverişleri için gittiğimiz bir market var. Çıkışına, devasal boyutta kutular koyuldu (tabii ki Noel desenleriyle süslenmiş şekilde :)) ve insanlar, markette kendileri için alışveriş yaparken başkaları için de yapıp bunlara bıraktı. Gıdayla, oyuncaklarla doldurdular ve bu kutular kaç defa doldu, boşaldı, inanın bilmiyorum. ‘Bunu Türkiye’de de bilmem ne market yaptı‘, diyebilirsiniz. Ben tek bir yerden söz etmiyorum – hepsi yaptı. Çok güzel değil mi? Ufacık ofisi olan şirketlerde bile bağış kutuları gördüm. Çalışanlar, müşteriler, herkes katkıda bulunuyor. Kimse de demiyor ki: ‘yav 3 kuruş maaşım var, başkası bana hediye alsın‘. Bu hediyeleşme olayı bir kültür haline gelmiş durumda.

Güvenliğimize kartpostallar

Geçtiğimiz akşam, aprtmanın güvenliğine gelen Amazon paketimizi alırken, arkasındaki rafta onlarca Noel/Yılbaşı kartı gördüm ve sordum: ‘Bu kartlar nereden geldi?‘. Apartman sakinleri güvenlik için hazırlamışlar! Size nasıl şaşırdığımı ve hoşuma gittiğini anlatamam!!!! (Bakın o kadar şaşırdım ki, 4 ünlem koydum cümle sonuna :))

Güvenlik ekibinin de Noel ve Yeni Yıl’ını tebrik etmek için, özellikle el yazısı notlarıyla kartlar getirmiş insanlar. ‘Asansörde karşılaşınca merhaba demiyorlar’, diye gıcık olduğumuz komşularımız meğer ne şekermiş, biz bilmiyormuş. ‘Türkiye’de de bayramda kapıcıya harçlık veriyoruz‘ la aynı şey değil bakın, altını çiziyorum. Site güvenliğine bayramda bi paket baklava yaptırıp bırakmak da değil bu. Evlerinde, güvenlik ekibini bizzat düşünerek ve özel bir not yazarak ona güzel dileklerini iletmek, onu özel hissettirmek. ‘Keşke ben de bu kadar ince olsaydım‘ diye düşündüm içimden ve seneye için kendime çok ders çıkardım. Bu sene kafam başka şeylerde olduğu için bu sezonu tam yaşamadım ama seneye ben de bu alışkanlıkları edinmeyi planlıyorum ve Noel’i belki dini anlamda kutlamasam da, bu kültürü kutlamaya karar verdim.

Noel = aileyle zaman, farkındalık ve yavaşlamak

İlk başta değindiğim gibi, burada Noel tatile gitmek anlamına değil, aileyle zaman geçirmek, işlerden ve normal rutinlerden uzaklaşmak anlamına geliyor. İnsanlar özellikle Aralık ayının ikinci yarısında çok fazla kendisine dönüyor, hızlı tempolarını düşürüyor, sevdikleriyle buluşuyor, hediyeleşiyor, evlerinde ve ailesiyle oluyor. Geçen ve gelecek yıla bakıyor, yalnızca hedeflerini değil, manevi anlamda gelişmelerini değerlendiriyorlar.

Çalıştığım müşterilerimden biri ile bu hafta başında işe 2 hafta mola vermeye karar verdik örneğin, çünkü bir süre içine dönmek, hayatını hafifletmeye odaklanmak ve çocuklarıyla vakit geçirmek istiyordu. Vurgularıma dikkat ederseniz, hiç ‘tatil yapmak’tan bahsetmiyorum. Üstelik biz, kış mevsimi çok çirkin olan ve insanın içini bunaltan bir şehirde yaşıyoruz! 🙂

2019 Holiday Season’da ben de varım 🙂

Eminim ki bahsetmeyi unuttuğum ve bu ay boyunca beni çok mutlu eden, bazen şaşırtan başka şeyler de oldu. Fakat temelde çok dikkatimi çeken farklılıkları paylaşmak istedim. Ve seneye, Noel benim için dini bir anlam ifade etmese de ben de Aralık ayının bu güzel ruhunu sonuna kadar yaşayacağıma şimdiden karar verdim. 🙂

Şimdilik, 2018 Aralık’ın son 10 günü için hepinize kocaman sevgiler ve güzellikler dilliyorum. Mucizeleriniz bol olsun, yeni yıl mutlulukla gelsin! ❤

You Might Also Like