KİŞİSEL GELİŞİM

Zor Secimleri Nasil Yapariz?

18/02/2015
Dun, hayatimda verdigim en zor kararlardan birini verdim ve zor bir karari vermis olmanin ardindan yasanan tedirgin ve karmasik ruh halinden kurtulmak icin de saatler harcadim. Dogruyu soylemek gerekirse, halen daha kurtuldum mu emin degilim. 
Ve boyle durumlarda, kendimi telkin etmek ve rahatlatmak icin ilk yaptigim hareket yine, benimle ayni hisleri paylasmis birilerinin hikayesini okuyarak veya dinleyerek ortak noktalar yakalamaya calismak, yalniz olmadigimi, hata yapmadigimi ve sonsuza kadar pismanlik yasamayacagima kendimi ikna etmeye calismak oldu. Eminim siz de hayatinizda en az bir kez olsun yasamissinizdir buyuk bir karar vermenin tedirginlik ve panigini. Dogru karari veriyor muyum, bundan sonra olene kadar pismanliktan kivranir miyim?” sorulari kafanizda cirit atar, iciniz icinizi yer, sizin yerine baskasi karar versin ve sorumlulugu o ustune alsin istersiniz. Etrafinizdakilerin gozunun icine bakarsiniz onlar birsey soylesin ve sonra kararinizdan memnun olmadiginiz ilk anda donup onlara sen boyle demistin ama diyebilmek icin.  Bir gunah kecisi arayisidir bu aslinda. Zor bir karar vermenin sorumlulugu ve yukunden kacmak, kacinca icimizin rahatlayacagini hissetmek.
Oysa ki bir gunah kecinizin olmasi, kararinizi begenmediginizde size hicbirsey kazandirmaz. Mizmizlanir, soylenir, ama sonucta kararinizin sonucunu kendiniz yasayacaginiz icin elinize hicbirsey geciremezsiniz. 

Oyleyse, bir gunah kecisi aramayi birakmali!

Peki ben ne yaptim?

Birkac gun boyunca cevremdeki herkesin basini sisirip mazlum mazlum herkesin gozunun icine bakip cevap aradiktan ve sacimi basimi yolduktan sonra, karari yine kendim verdim ve sonrasinda da gerginligimi yine kendim yasadim. Ama iste bu noktada (sanirim kendimce buldugum en iyi cozum bu), beni hic tanimayan, en objektif degerlendirmeyi yapip yol gosterecegine, ilham verecegine inandigim tek kapiyi caldim: Google

Parmaklarim klavyenin uzerinde ucarcasina kafamdaki tek soruyu yazdi:
“How to make and deal with hard choices?”

Kisacik bir tarama, ve super bir TED konusmasina denk geldim. Ruth Chang, “How to Make Hard Choices“. Once hukuk, sonra felsefe alaninda hayatina devam eden ve insan hayatindaki secimler uzerine calisan biri.


Kolay ve Zor Secimler ve Secimlerin Mantigi

Chang’e gore kolay secimler, ortada daha iyi bir alternatifin oldugu secimler. Yani aslinda, onunuzdeki iki opsiyon arasinda birinin digerine gore hali hazirda daha mantikli oldugu ve ‘beni sec’ diye goz kirpan, cok sorgulanmadan da secilmesi gerekliligi bariz olan secenekler. Kolay secimlerin oldugu durumlarda, ortada zaten megilli olmaniz gereken secenek icin mantikli bir sebep mevcut ve eger bu mantikli secenegi secmezseniz, hata yapiyor olacaginiz da kesin. Kolay bir secim icin baskasinin fikrini de almak kolay, cunku zaten ortada daha iyi bir alternatif var ve bunu baskalari da gorup size soyleyebiliyor. 
Bu da demek oluyor ki, eger tum secimlerimiz kolay olsaydi, secenekleri sorgulamaya ve mantikli sebepler yaratmaya ihtiyacimiz olmaz ve dolayisiyla bizi mevcut ‘mantikli sebeplerin’ bir nevi kolesi haline getirirdi. Hep mantigi takip etmemiz gerekirdi. 
Oysa ki zor secimlerde, daha iyi bir alternatif yoktur ve secenekler birbiriyle farkli yonleriyle esdegerdir. Hukukta veya felsefede kariyer yapmak, kahvaltida donut veya cornflakes yemek, cocuk yapmak veya yapmamak gibi. Birinin digerinden daha mantikli olduguna dair bariz bir durum yok. Cok kisisel ve durumsal secimler. Dolayisiyla zor olan secimlerde, kisi, mantigi kendisi yaratmalidir. Seceneklerden birine egilmek icin sorgulamali ve sebepleri kendisi uretmelidir. Boyle durumlarda, cevrenizdeki kisiler de susar, cunku kimse hangisinin ‘daha iyi bir alternatif’ olacagini bilmez. Ve Chang’e gore, zor secimler yapmamiz gereken durumlar, bizi kendi kurallarimizi yaratmak zorunda birakir ve yarattigimiz bu mantikli sebepler ve kurallar da aslinda kisiligimizi tanimlayan ozellikleri olusturur
Bunu yapmayanlari ise, ‘suruklenenler’ olarak tanimliyor. Kendimizi olaylarin akisina birakarak secim yapmaktan kactigimizda, aslinda kendi yolumuzu cizmekten kacmis oluyoruz. Korku, telas, dogru ve yanlis yargilarinin, odul ve ceza psikolojisinin bizim yerimize hareket ettigini soyluyor.  
Bu konusmanin sonunda Ruth Chang videodan firlayip bana “Aferim Ozge, dogru yoldasin, dogru karari verdin, sakin farkli senaryolari dusunme” demedi elbette. Ama ‘dogru ve yanlis’ yargilarinin disina cikmam gerektigini gosterdi. Kendi hikayemi yazmak konusunda cesaretim oldugunu gormek ve zor secimler yapmanin bir lanet degil de, degerli bir firsat oldugunu duymak icime su serpti sanirim. 
Zor secimlerinizde sizin de icinize su serpmesi dilegiyle. 

You Might Also Like